Ali Haydar Üzülmez

Ali Haydar Üzülmez

İRAN VE SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELER IŞIĞINDA KÜRTLER

İRAN VE SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELER IŞIĞINDA KÜRTLER

Yeni bir dönemin arifesindeyiz.

İran rejimi gidici.

Suriye rejimi ise varlığını güçlendirmeye çalışıyor; ancak bunu yaptıkça, fıtratı gereği, daha da batıyor.

İran’dan başlayalım. Neler olduğunu uzun uzun anlatmayacağım; zaten biliyorsunuz. İran’da şu an gösteriler sürüyor. Her kesimden siyasetçi ve aydın, halkı sokağa davet ediyor. Halk da rejimin ve mevsimin olumsuz koşullarına rağmen sokağa çıkmaya devam ediyor.

Öte yandan, İran’da faaliyet yürüten 7 siyasi Kürt partisi, “İran Kürdistanı’ndaki Partiler Arası İşbirliği Diyalog Merkezi” adı altında ortak bir açıklama metni yayımladı. Bu, Kürtler ve bölge açısından son derece sevindirici ve önemli bir gelişmedir.

Bildiriye imza atan parti, dernek ve hareketler ile açıklamada adı geçen isimler şunlardır: Komele Partisi’nden SeyîdBirahîm Elîzade; Kürdistan Örgütü ve İran Komünist Partisi; İran Devrimci İşçi Derneği Genel Sekreter Yardımcısı OmerÎlxanîzade; Kürdistan İşçi Derneği Genel Sekreteri Reza Kebî; İran Kürdistan İşçi Örgütü Genel Sekreteri Baba Şêx Husênî; Kürdistan Özgürlük Partisi Başkanı Hüseyin Yazdanpena; PJAK Eş Başkanı Emîr Kerîmî ve İran Kürdistan Demokrat Partisi Genel Sekreteri Mistefa Hicrî.

Tarih boyunca Kürtler, çoğu zaman kendileri için değil, birileri için—dilim varmıyor ama artık söyleyeceğim—efendileri için mücadele ettiler. Bugüne kadarki sonuç da ortada. Ben buna itiraz ediyorum. Her açıdan mevcut yapıları gereği bugün için; ne İran’da, ne Irak’ta, ne de Suriye’de demokrasi olur. (Türkiye’de olma ihtimali var ve bunun nedenlerini de geçmiş yazılarımda anlattım.) Bunlar hayal ürünüdür.

Kürtler bunu görmeli ve yalnızca kendi birliği için, yalnızca kendileri adına mücadele etmelidir. Bunun için Kürtlerin içe dönmesi gerektiğini savunuyorum. Kendileriyle yüzleşmeli; Kürdistan’da tüm Kürtleri kapsayacak Ulusal Birlik için ortaklaşmalı ve ortak bir Konsey etrafında birleşmelidirler. Bu Kürtlerin yeniden dirilişi olmalı. İçeride birlikte çalışırken, diğer taraftan diplomatik ustalıkla dünyaya açılmalıdırlar. Bu gerçekleştiğinde, bölgede etkin güçlerin Kürtlere yönelik tutumu ve bakışı da değişecek; Kürtler de bölgenin önemli bir aktörü olacaktır.

İran’da kimin başa geçeceği, Kürtler açısından çok da önemli değildir. Yeni bir molla mı gelir, Şah Pehlevi’nin oğlu mu başa geçer, Azeri bir lider mi olur; bu konularla ve İran’ın bütünlüğüyle Kürtler birinci dereceden ilgilenmemelidir. Kürtler, bir bütün olarak kendi birlikleriyle, geleceği ile ilgilenmelidir.

Gelelim Suriye’ye.

Suriye’de yaşananları görüyoruz; Halep’te etnik temizliğe varabilecek bir durumla karşı karşıyayız. Suriye’deki gelişmelerle ilgili geçen yıl yazdığım “Teneke ve Altın” başlıklı yazımda düşüncelerimi ifade etmiştim. Colani’den lider, şeriat temelli bir anlayıştan demokrasi çıkmayacağını söylemiş ve yine Kürtleri birliğe çağırmıştım.

Düne göre elbette bugün sahadaki durum çok daha karmaşık ve farklıdır. “Suriye’ye demokrasi getireceğiz” diyenlere itiraz ediyorum. Uçuk teorik belirlemeleri de ciddiye almak gerçekçi değil. Bu gün için Suriye için gerçekçi çözüm federasyondur. Hayallerin peşinden gitmek yerine gerçekçi olmak gerekir. Bu da yine Kürtlerin topyekûn ortak tutum almasından geçer.

Kürtlerin meselesi ulusaldır. O hâlde her Kürt bireyi, siyasetçisi ve aydını; kendi ulusu için, onun birliği için ve kötü geçmişini, kaderini değiştirmek için mücadele etmelidir. Bu kadar siyasallaşmış bir toplum bunu yapabilir mi? Kürtler açısından bu bir kazançtır; bence yapabilir ve yapmalıdır. Bu nedenle çözüm dışarıda değil, içeride aranmalıdır. Bu yüzden Kürtlerin içe dönmesini birlik olmasını söylüyorum.

Kürtler, kendi özgün tarihinden ve son elli yıllık pratiğinden yeniden doğmalıdır. Merkeze, bir bütün olarak kendisini koymalıdır. Kürtler çok şey yaşadı, çok acı çekti ve halen çekiyor. Acı insanı olduğu gibi toplumları da olgunlaştırır; Kürtler olgunlaştı, çok şey biliyor. Koca koca yabancı teorilere ve pratiklere ihtiyaç yoktur. Kürtler ne arıyorsa, kendi geçmişinde, yaşadıklarında ve kendi özünde aramalıdır.

Kürtler açısından kalıcı çözüm Kürtlerin birliğidir. Diğer tüm seçenekler, mevcut durumun devamı anlamına gelir.

50 milyonluk bir halkın ORTAK BİR KARAR ORGANININ olmamasının Kürtler sıkıntısını yaşıyor, ne hazin! Her lider kendi politikasını öne çıkarıyor. Bu böyle devam ettiği sürece Kürtlerin başarılı olması mümkün değildir. Bu da bir insan olarak benim ağrıma gidiyor, içimi acıtıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali Haydar Üzülmez Arşivi
SON YAZILAR