Ramazan ÖZTÜRK

Ramazan ÖZTÜRK

FOTOĞRAFLARIN ANLATTIKLARI – BANGLADEŞ

FOTOĞRAFLARIN ANLATTIKLARI – BANGLADEŞ

ramazan-ozturk.jpeg

“Yaşamın Kıyısındaki Hayatlar”

Ramazan Öztürk

Bu fotoğrafı 2008 yılının aralık ayında Bangladeş’te Kırılma Noktası Haber Belgeselini hazırlarken çektim.

Dünyanın hemen her bölgesinde kadınların şiddete maruz kaldığı bir gerçek… Ancak bazı ülkelerde öyle şiddet olayları yaşanıyor ki insanın ne aklı alıyor ne de yüreği dayanabiliyor… Güney Asya ülkelerinden biri olan Bangladeş’in o günkü nüfusu 150 milyondu. Ve kadınlar hâlâ yüzlerine asit atılarak cezalandırılıyordu. Ülke genelinde bu yöntemle hayatları karartılan kadınların sayısı ne yazık ki binlerle ifade ediliyordu…

Bu fotoğraf, tek bir kadının portresi gibi görünse de aslında bir ülkenin kanayan yarasını ve yaşamın kıyısındaki hayatları anlatıyor.

Fotoğraftaki genç kadının boynunda ve yüzünde görülen yanık izleri, Bangladeş’te yıllarca süregelen asit saldırılarının izlerini taşıyor. Bu izler yalnızca fiziksel değil; aynı zamanda toplumsal, kültürel ve sistematik bir şiddetin de sembolü.

Fotoğrafın Anlattığı Gerçek

Bu görüntü, 21. yüzyılda hâlâ kadınların yüzlerine asit atılarak “cezalandırıldığı” bir dünyanın utancını gösteriyor. Bangladeş’te özellikle kırsal ve yoksul bölgelerde görülen bu saldırılar, çoğu zaman anlık bir öfkenin değil, planlı bir şiddetin sonucudur.

Kadın;
• Kocasından dayak yediği için evi terk ettiğinde,
• Zorla evlendirilmek istendiği kişiyi reddettiğinde,
• Kumaya karşı çıktığında,
• Aileler arası husumetin hedefi olduğunda,
• Çeyiz parası ödenemediğinde cezalandırılıyor.

Asit saldırıları, kadının sadece bedenini değil; kimliğini, yüzünü ve sosyal varlığını hedef alıyor. Saldırganın amacı öldürmek değil; ömür boyu taşınacak bir iz bırakmak. Güzelliği yok etmek, görünürlüğü yok etmek, kadını toplumdan silmek…

Portredeki İfade

Fotoğraftaki genç kadının bakışları dikkat çekici:
• Ne tamamen öfke var ne de teslimiyet.
• Acının ardından gelen ağır bir sessizlik var.
• Güzellik hâlâ orada; fakat onun üzerine çöken bir vahşetin gölgesi de var.

Boynundaki yanık izleri, insanın insana yapabileceği kötülüğün izleri. Ama yüzündeki duruş, hayatta kalmış olmanın, direnmenin ve varlığını sürdürmenin işareti.

Bu fotoğraf aynı anda iki gerçeği gösteriyor:

  1. Kadının masumiyeti ve insan onuru
  2. Erkek egemen bir toplumda gelenek, çeyiz, namus ve öfke adına işlenen vahşet…

Daha Geniş Anlamı

Bu kare yalnızca Roşonada’nın, Nurcihan’ın, Ruma’nın ya da Hasina’nın hikâyesi değil. Bu fotoğraf, resmî kayıtlara geçmiş binlerce kadının ve hiç kayda geçmeyenlerin ortak hikâyesi.

Asit saldırısı:
• Kadının yüzünü yakıyor,
• Ruhunu yaralıyor,
• Ama aynı zamanda toplumun vicdanını da yakıyor.

Bu portre, “Ya benimsin ya da kara toprağın” ilkel düşüncesinin bir insanlık ayıbının belgesidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ramazan ÖZTÜRK Arşivi
SON YAZILAR