Gariban okulumuzun son diyalogları (2)

Ben eşitlikten söz ederken, yönetmenimiz ve Türkçe Hocamız Salih Hoca, yaşlılığımı kastederek: ‘’Allah’a reva mı, benle Aydın Hoca aynı maaşı alıyoruz, diyordu. Zaten önceki teneffüste de ben Öğretmenler Odası’ndan çıkarken, bana saygıyla yol vermiş:
-‘’Sınıfa anca ulaşırsınız hocam!’’ demişti.
Diğer Türkçe Hocamız, dersaneden öğrencim Tabip Hoca da benden yana çıkarak:
-‘’Law law law, heyfa mıra!’’( Vah vah vah, yazık yiğitlere!) dedi. Zil çaldığından sınıflara gitmeye yekindik. Salih Hoca bana dik dik bakarak:
- ‘’Sırası gelen gitmiyor, biz niye gidelim.’’ dedi. Ardından ekledi:
-‘’Allah, bize sırasıyla gitmeyi nasip etsin!’’ dedi. Bütün öğretmen arkadaşlar gülüyordu, en çok da ben.
Yine böyle gülüşülen bir olayı anımsadım. Diş doktorumda yardımcı kızlar, bana bakıp kıkır kıkır gülüyorlardı. Hayrola kızlar, pek neşelisiniz, dedim. Bana Aydın Hocam, hani dişiniz geciktiğinde bize, bakın bu olmayan dişlerimi bile sıkıyorum, diye kızmıştınız ya hatırladığımız için gülüyoruz, dediler. Gülün kızlar gülün, gülmek güzeldir, dedim. Ama doktorunuza haber verin, çabuk gelsin! Hem şimdi 32 dişimi birden sıkıyorum, hıncımı sizden çıkarmayayım, demiştim.
Şimdi de Bırayên Salih’e, dişlerimi sıkarak, dışarıda seninle bu konuyu yakın çekimde konuşacağım, dedim. Geldi başını omzuma dayadı:
-‘’Allah seni başımızdan eksik etmesin!’’ dedi.
İÇİME DÖKÜLEN GÖZYAŞLARI!
Damlataşı mağaralarına döndü içim
Gözyaşlarımla yıkanıyor yüreğim
Kimsesiz ve yoksul insanlar için
Bir arada ve birbirinden uzak insanlar için
Ah, için için!
Kutuplarda yavrularıyla aç ayılar
Yavru kediler sokaklarda ciyak ciyak
Ateşe verilen ormanlar ve içindekiler!
Dünya açık bir tımarhane
Irkçı ve bağnaz kuduzlar!
Gezegenimizi avuçlarında sıkanlar!
İçleri kömür ocakları kadar kara!
Karanlık ruhlular!
Ciğeri beş para etmez silah tekelleri
Petrol, gıda ve ilaç tekelleri
Uyuşturucu baronları ve insan tacirleri!
Mutlak yok edilmeli!
AYDIN ALP (12 Eylül 2018)
YÜREĞİNİZİN KAPILARINI KIRACAĞIM – J&J YAYINLARI – 2019
Sabah Öğretmenler Odası’na girdiğimde şaşırdım. Karikatürümsü bir görüntüyle karşılaştım! Nuran Abla; elektrik sobasını kaldırmış, Hülya Hoca’mızın saçlarını kurutuyor. Daha kışımsı bir hava var. Ben de Hülya Hanım’a:
Bakın ben bu saçlarımı bile kurutmadan dışarı çıkmıyorum! Siz niye saçlarınızı kurutmadan geliyorsunuz? Meğerse evde elektrikler kesikmiş! Serkan Hoca da bana:
-‘’Peçeteyle mi?’’ dedi.
Al işte, bu da şiirlerimi sevenim olacak!
DOSTLAR, ANILARDA!
Âşklarım mı ah!
Şarkılarım mı çoğaltıyor düşmanlarımı?
Dört bir yanımda hain bakışlar!
Güzelliktir bu, kuşatılır!
Bir sağanak basmış yüreğimi
Gözlerim kan çanağı gibi
Ağlasam rahatlayacağım belki
Ağlayamıyorum ki
Evimden başka bir uğrak yerim yok!
Ah, bu kadar mı olur kuşatılmışlık?
Yüreğim hey!
Zifiri karanlıklarda kutup yıldızım
Aydınlık günlerde güneşim
Hiçbir güce ve namertliğe boyun eğmedin!
Bir âşklara yenildin ve kimsesizliğe!
Çevremde
Ah çevremde!
Günübirlik insanlar
Ah, artık anılarda dostlar!
AYDIN ALP
 
YÜREĞİNİZİN KAPILARINI KIRACAĞIM – J&J YAYINLARI – 2019
 
Öğretmenler Odasında ben ‘’Hey, hop! Ne zaman sınıflara gireceğiz?’’ diyordum. Arkadaşlar, sesinden zili duyamıyoruz ki, dediler.
 
Nöbet defterine adımı soyadımı yazıp imza attığımda, Salih Hoca: ‘’Vay be! Okuması yazması da varmış!’’ dedi. (ARDI VAR)
 
1 Mayıs İşçi ve Emekçilerin Bayramı, Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun. Biji Yek Gulan! Acı ve sefaletin olmadığı bir hayat diliyorum. Sevgiler, saygılarımla… 

5f07d036-30de-4561-9a7e-045ae525dadb.jpeg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.