Pandemi ve biz

Corona virüsü ülkemizde ilk görüldüğünde; bilim kurulu kurulmuş, tavsiyeleri doğrultusunda iktidar da gerekli tedbirler almıştı.

Camilerde ibadet kısıtlaması, cuma namazının kılınmaması, seyahat kısıtlaması, kahvehane, berber, lokanta ve benzeri bir sürü işletmenin kapatılması.

Sokağa çıkma yasağı, kısmı kapanma... Nice geçici ve kısmı tedbirler.

Medyanın överek lanse ettiği bilim kurulunun çalışmaları ve "corona ile mücadelede en başarılı ülke" açıklaması.

Bunca çaba ve tedbirler CORONA ya karşı belirgin bir başarıyı getirmiş midir?

Yapılan kabine toplantısı sonrası sn. Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamada "29 Nisan Perşembe akşamından başlayıp 17 Mayısa kadar devam edecek tam kapanma yani sokağa çıkma yasağı" açıklaması CORONA ile mücadelede istenilen başarının sağlanmadığıdır.

Kongrelerde salonlarının "leba leb" dolması;

Semt pazarlarında pandemi kurallarına uygun düzenleme ve denetlemelerin yeterli olmaması;

Kurum ve kuruluşlarda uyulması gereken kurallar kapalı alanda uygulamasına çalışılırken, oluşan yığılma ve kuyruklardaki vurdum duymazlık.

İnandırıcı bilgilendirme yerine cezaî tedbirlere daha fazla önem verilmesi;

Geçimini günlük yevmiyelerle sağlayan zor durumdaki insanlara yeterli yardımın yapılmaması;

Bakkal, manav ve diğer küçük esnaflar yerine AVM’ler ve büyük marketlere ayrıcalıklar tanınması;

...

Başarısızlığın sebepleri sıralanabilir.

Yanlışları saymayı bir tarafa bırakarak bundan sonrası ne yapabiliriz ona odaklanmamız gerektir.

Vatandaş olarak tüm ayrılıkları bir kenara bırakarak omuz omuza mücadele edilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Tedbirlere uymak ve uymayanları uyarmak görevimiz olmalı.

Devlet olarak "İtibardan tasarruf olmaz" mantığı yerine sıkı tasarruf tedbirleri uygulanmalı.

Fedakarlık, tabandan değil tavandan istenmelidir.

Yandaş, arkadaş, sırdaş, eş ve dostlardan ziyade, fakir, işsiz, küçük ölçekli işletme sahipleri, yevmiyeci... Asgari geçimini sağlayacak kadar destek verilmelidir.

İktidar ve zenginlerin azami fedakarlığı, orta direklinin yardımlaşma ve diğer kesimin de sabır etmesini bilmelidir.

Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 302 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.