Gidenler CHP için şanstır!

Teğmen Çelebi, sebep mi, sonuç mu?

Öztürk Yılmaz gerçek mi, hayal mi?

Ne hayatın içinden ne de partinin içinden geldiler. Bir kalıp içine sokuldukları yerlerden tamamen tesadüfler sonucu var oldular ya da var edildiler. Aslında yoktular, işte bu nedenledir ki şimdi var olmak istiyorlar.

O nedenle; sebep-sonuç veya gerçek-hayal açısından da üzerinde çok durulması gereken bir durum yok ortada.

Bir dostum Teğmen Çelebi olayının sosyal medyadaki yansımaları üzerine bana şöyle bir mesaj atmış;

“Çelebi olayında arkadaşların göz ardı ettiği bir şey var, her ayrılık gerisinde daha sağlıklı bir yapı bırakır, bu CHP için bir şanstır, kitlesel bir parti olma şansını yükseltir. Bir şablon, bir at gözlüğü ile yaşama bakanlar kitlesel parti olma önünde engeldir. İnce bir nüans var, bu omurgasızlık değildir. Birleşik cephe için ilk adımdır.”

‘Birleşik cephe’ derken faşizme karşı birleşik bir cephenin oluşturulması gerektiğinden söz ediyor dostum. Cumhuriyet Halk Partisi aslında, bu cephenin ana katalizör görevini üstlenecek kitle partisi olma özelliğini köprüden önceki son çıkışa varmadan kullanabilir, ya da kullanmak için bir çabanın içinde olmalıdır.

Topyekün kurtuluş için bir formülün anahtarını ortaya koyup, demokrasi güçlerinin tamamı ile ortak bir paydada bir yürüyüş gerçekleştirebilir. Olması gereken de böyle bir durumdur.

6’lı masa başka bir şey; Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili bu ittifak kendi içinde birlikteliğini devam ettirecek. 6 masa dahilindeki partiler, kendi özgün çalışmalarını kendi tabanlarıyla partilerinin menfaati doğrultusunda sürdürecekler.

Cumhuriyet Halk Partisinin misyonu daha farklı. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili 6’lı masanın ilkesel birlikteliğini sürdürmek, bir de bunun dışındaki tüm kesimlerle bağını devam ettirecek bir stratejiyle hareket etme sorumluluğu var.

Sosyal demokratların, sol-sosyalist kesimlerin CHP’den beklentileri var. Bu nedenle kadrolarını da bu kesimlerle de diyalogları sürdürecek bireylerden seçmek zorunda. Kitlesel parti olma özelliğinden dolayı parti içinde bulunan bütün kesimlere hitap edecek, diyalog kuracak kadrolar elbette ki olmalı, ancak unutulmaması gereken bir tek şey var ki, o da, CHP’nin sağcı-muhafazakâr bir anlayışın temsilcisi olmayacağı, olamayacağıdır.

CHP’nin tabanının ekseriyet çoğunluğu sol-sosyalist hareket, parti, gruplarla birlikte faşizme karşı ortak bir cephede mücadele verecek potansiyele sahip. 2023 seçimleri için verilen, verilecek olan mücadelenin ana teması da bu değil mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.