Abdurrahim Kılıç

Abdurrahim Kılıç

HALKÇI BELEDİYECİLİK SORUMLULUĞU

Yazının başlığını koyarken çok düşündüm, acaba daha can alıcı ve komplike gündemler  varken böyle bir başlık doğru olur mu diye. Ortadoğu’da savaş tamtamları durmamacasına çalarken, herkes makro hedeflere programlanıp politik mücadeleler yürütürken ben de bu akışın bir damlası mı olacağım yoksa tersine akan asi bir ırmakta mı debeleneceğim!

Yerel medya da çoğu zaman kendini makro gündeme kaptırarak sayfalarını doldurur, çünkü neticede herkesi ilgilendiren şey, haberdir. Dolayısıyla yerel köşe yazarları da ülke hatta dünya gündemiyle ilgili kalem oynatmaktan haz alırlar. Böylece kendilerini gündemin bir parçası hissederler, duygu tatmininde bulunurlar. Fakat önce yerel yönetimler tarafından haberlerin ve köşe yazarlarının dikkate alınması gerekir. İşte bu noktada maalesef ki Diyarbakır’ın yerel yönetimleri yerel medyayı pek dikkate almıyor sanırım. Hatta yerel medyayı takip etmiyorlar iddiasında bulunabilirim.

Diyarbakır kent merkezinin yığınla sorunu var. Alt kademe belediyelerde büyük bir keşmekeşlik var. Seçimlerin üzerinden bunca ay geçti, ne çalışmalar yapılıyor, bilmiyoruz ve kimse kusura bakmasın ama çok saçma manipülatif gündemlerle meşgul olunuyor. Hizmet heyecanını ve hareketliliğini halk hissetmiyor. Bu durumu sadece Diyarbakır büyükşehir ve bağlı Kayapınar, Bağlar, Sur, Yenişehir için söylemiyorum. Aynı durumu Ergani, Çınar, Kulp, Silvan, Çermik, Lice ve diğer ilçeler için de iddia ediyorum.

Sahada sadece Büyükşehir Belediye Başkanı  Mızraklı ve Bağlar belediye başkanı Beyoğlu görünüyor. Mesela diğer belediye başkanları ne yapıyor? Çalışmaları nedir, ne aşamadadır? Yeni projeleri nelerdir? İlk üç ayda ne tür çalışmalar yaptılar? Halka verilen şeffaflık sözünün gereği niye yerine getirilmiyor? Yerel medyanın olanaklarından neden yararlanarak çalışmalarını anlatmıyorlar, neden bilgilendirme gereksinimi duymuyorlar? Halk, özellikle alt kademe belediye başkanlarının adını bile bilmiyor desem inanın!

Çağımız medya çağıdır! Görünürlük, inandırıcılık derecesini arttırdığı gibi birey ve toplum arasında güven bağını da güçlendirir. Yerel yönetimlerde yer alanların her zaman görünür olması hizmeti de görünür kılar. Tabiki hizmetin olması koşuluyla, hizmetiniz yoksa halkın arasına sadece manipülatif konularla karışabilirsiniz. Mesela birkaç gün önce Bingöl yolunda mevsimlik işçileri taşıyan bir minibüs devrildi. Birçok hemşehrimiz her yıl bu vakitler mevsimlik işçi olarak yollarda ölüyor, el kapısında sömürülüyor. İşsizlik için planınız var mı? Genç nüfus için eğitim, iş, spor, sanat planlarınız nelerdir? Sadece kimlik üzerinden sürdürülen bir siyaset 21. yüzyıl gerçekliğini ve beklentileri karşılıyor mu? Bahane üreten bir yönetimden ziyade çözüm üreten bir yaklaşıma ihtiyaç yok mu?

Kentsel dönüşüm denilince akla neden sadece büyükşehir geliyor? Tamam, Bağlar’ın birçok yeri köy, tamam Kayapınar’ın ortasında hâlâ tezekle ısınan Payas var ve çözüm üretilmiyor. Diğer ilçelerin dönüşümünde, dar ve çamur yollarının düzenlenmesi için planlar nelerdir? Geçen haftalarda Ergani, Dicle ve Çınar’ı gezdim. Sokaklar berbat durumda, caddeler dar, kirli, bozuk… Yeşil alanlar düzensiz ve yok denecek kadar az, çocuk oyun alanları hemen hiç yok, kadınlar ve yaşlılar için nefes alacak hiçbir düzenleme yok, engellileri zaten hiç yazmayayım, onlar bu ülkenin zaten “yok”ları! Üstelik belediyelerde görev paylaşımları hâlâ yapılamamış, dedikodulara göre ittifak grupları birçok konuda anlaşamıyormuş!

Vakit kaybetmeden yerel yönetimlerin Kayyım olayından ders çıkararak gerçek hizmetlere yönelmesi, halkı ve üretimi merkeze alan çözümler üretmesi gerekmektedir. Son zamanlardaki cami tartışmaları, sokak hayvanları haberleri, büyükşehir belediye başkanlığının park ve çocuk kampları ziyaretleri bu halkın gerçek gündemi değildir. Tez elden hizmet ve üretim odaklı belediyecilik hayata geçirilmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar