1. YAZARLAR

  2. Güler Koçyiğit

  3. Hoş geldiniz Sayın Valim, tu her hebi…
Güler  Koçyiğit

Güler Koçyiğit

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Hoş geldiniz Sayın Valim, tu her hebi…

A+A-

Bir süre ara vermem gerekti yazılarıma ama her gün Tigris Gazetesi'nin haberlerini ve yazılarını takip ediyordum tabiki de ...

“Diyarbakır Valisinin İlk İcraatı” diye bir haber dikkatimi çekiyor.

Efendim malumunuz, kısa bir süre önce birçok ilin valisi değişti, Diyarbakır’ımızın da… O yüzden haber başlığı “ Diyarbakır Valisinin ilk icraatı” diye atılmış..

Çok büyük bir merakla okuyorum  hemen haberin içeriğini, acep yeni Valimiz ne yapmışlar ki ?

Haberin içeriği :

“ Diyarbakır’da yaklaşık 5 yıldır güvenlik gerekçesiyle araç trafiğine kapalı olan Valilik önündeki cadde tek yönlü olarak trafiğe açıldı.

Diyarbakır’da, 5 yıl önce beton bloklar yerleştirilen valilik konutunun önündeki cadde güvenlik gerekçesiyle çift yönlü trafiğe kapatılmıştı. Diyarbakır’ın yeni Valisi Münir KARALOĞLU’nun talimatıyla bariyerler kaldırıldı, çift yönlü kapalı olan cadde tek yönlü olarak trafiğe açıldı. Kentte yakışmayan bu görüntülerin ortadan kaldırılması vatandaşlar tarafından olumlu karşılandı.”

Nasıl seviniyorum bu habere. Demek birileri fark etti bu kötü görüntü ve durumu öyle mi ?.. Tanrım, şükürler olsun Sana !

Bütün çocukluğumun, gençliğimin, öğrenciliğimin geçtiği yerdir oralar. 90’lı yıllarda Eğitim Fakültesinde okurken (şimdiki il milli eğitim binası o zamanlar eğitim fakültesiydi), her gün dersten çıkar, arkadaşlarla yürüyerek anıta kadar gelir, o zamanlar şehrin en gözde ve en işlek çay bahçesi olan Anıt Çay Bahçesinde bir iki saat oturur, çay içer, sohbet eder eve öyle giderdik.

Günü öyle bitirirdik istisnasız her gün. Sonra orası restore edildi, çay bahçesi kapandı, şehir büyüdü. Oralar gözde mekân olmaktan çıktı belki ama benim için hâlâ aynı önemde. İnsan çocukluğundan gençliğinden vazgeçer mi ki ?..

Tamam, henüz tek şerit açılmış, o kötü görüntü tamamen ortadan kaldırılmamış ama en azından Vali Bey bu kötü durumun farkında ve bu durumu ortadan kaldırmak için ilin en büyük mülki amiri olarak çok güzel bir adım atmış.

Çok olumlu, olması gereken ve güzel bir adım  bu...

Nasıl rahatsız ediyordu beni ve belki binlerce Diyarbakırlıyı...

Çok açık ve net söylüyorum şehrin herhangi bir yerinde böyle bir durumla karşılaştığımda “aidiyet duygumu” kaybediyorum ben.

Kendimi o şehrin yabancısı gibi hissediyorum... Yani o şehrin caddelerinden, yollarından, sokaklarından vs. geçmeye hakkı olmayan bir sığıntı gibi...

Tekrar tekrar teşekkür ediyorum Sayın Valimize, bu şehrin bir insanı ve bir Diyarbakır sevdalısı olarak ve devamını da diliyorum...

Yönetim ciddi bir iştir, Yönetim Bilimi olarak bunun en üst seviyede eğitimini almış olabilirsiniz ama işin içine insan girdiği için aslında yönetebilmek bilim olduğu kadar sanattır da.

Teorik bilginiz çok iyi olabilir, bütün ihtimalleri görebilen bir öngörüye de sahip olabilirsiniz ama kalbiniz yoksa ve aldığınız kararların insanları ilgilendirdiği için çok daha hassas olması gerektiğini düşünmüyorsanız iyi bir yönetici olamazsınız...

Çok zor bir dönemden geçti Diyarbakır. Çok ağır bir bedel ödedi, 8500 yıldır var olan ve kendini koruyan bu şehre çok yazık oldu...

Sonrasında benim gibi bu şehri çok seven insanların duygu dünyası çok olumsuz etkilendi yaşananlardan.

Hani insan kendisini boşlukta hisseder ya... Öyle bir histi benimkisi de. Çok uzunca bir süre Suriçi’ ne inemedim. Oysa haftayı geçmezdi. Hiç işim olmasa bile gelir, bana dünyanın en güzel açık hava müzesi gibi gelen Dağkapı’dan taaa Mardinkapı’ ya kadar olan Suriçi’nin bu bölümünü gezerdim. Gezmesem nefes alamazdım çünkü...

Biliyor musunuz, çokkk uzun bir süre gidemedim, gezemedim, ne ile karşılaşacağımı bilemediğim için gözüm götürmez, dayanamam diye...

Çok sonra geldiğimde hissettiğim mi ?

Yüreğim acıdı ...

Hele bir de uzunca bir süre şehrin bazı yerlerindeki bariyerlerin olması, yolların kapatılıp tek şeritten verilmesi ya da tamamen girişe - geçişe kapatılması yüreğimdeki acıyı arttırdı...

Elbette ki devletin, güvenlik güçlerinin, emniyetin, yöneticilerin güvenlik açısından tedbir almaları gerekir...

Bilmem biliyorlar mı, farkındalar mı ama güvenlik gerekçesiyle alınan bu önlemler uzun sürünce o güvenlik önlemi olmuyor artık o şehirde yaşayan insanlar açısından...

Çok olumsuz etkiliyor insanların psikolojisini, aidiyet ve güven duygusunu zedeliyor... Başkaları adına karar vermeyeyim ama benim için öyle oluyor en azından...

Beş yıllık süre içinde iki vali değişti durum değişmedi, en son gelen Valimiz Sayın Münir KARALOĞLU bu duruma müdahale etmişler...  İşte ilk icraat başlığı altında verilen bu haberde beş yıldır kapalı olan yolun tek şeritte olsa trafiğe açılması…

Bu şehirde yaşayan biri olarak çok mutlu oldum ben ve benim gibi binlerce Diyarbakırlı...

Bilsinler ki yaptıkları şey bu şehrin insanları için çok önemli. Şehirler, içinde yaşayanlarıyla var olur ve onlar mutlu oldukça bu enerji o şehre de yansır...

Bu şehrin gelişmesi, güzelleşmesi ve iyileşmesi için yapacakları şeylerin devamını diliyorum ve umutluyum...

Hoş geldiniz Sayın Valim, Tu Her Hebi (varolunuz).

Diyarbakır kadim bir şehirdir… Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış, kıymet bilmeyenlerin çoğunlukta olmasına rağmen onların kokusunu, izlerini, enerjilerini günümüze kadar taşımış, korumuş, kollamış bir şehir. O yüzden bu şehirde yapılanları tarih hep yazacaktır… Surlar da bunu geleceğe fısıldayacaktır… Bu vebal şehirde yaşayanlarında, yönetenlerinde boynunadır.

Sevgiyle …

Bu yazı toplam 2223 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.