İbrahim Ateşoğlu

İbrahim Ateşoğlu

Kalplere Dokunan Bir Hekim, Bir Annenin Hatırası, Bir Şehir: Prof. Dr. Rana (İskenderoğlu) Olguntürk

Kalplere Dokunan Bir Hekim, Bir Annenin Hatırası, Bir Şehir: Prof. Dr. Rana (İskenderoğlu) Olguntürk

whatsapp-image-2026-04-26-at-10-37-21.jpeg

Diyarbakır…
Bir şehirden fazlasıdır…
Gidenin yüreğinde kalan,
kalanın dilinden düşmeyen
bir hatıradır.

Ve bu şehirde bazı aileler vardır…
Adı anıldığında
bir soy değil, bir tarih dile gelir.

İskender Paşa ailesi…
İşte o köklerden biri.

Ve o kökten yetişen bir isim:
Bilimiyle sınırları aşan,
hatıralarıyla geçmişi diri tutan bir evlat…

Prof. Dr. Rana Olguntürk.

1945 yılında Diyarbakır’da doğdu.

Ziya Gökalp İlkokulu’ndan
TED Ankara Koleji’ne…
Oradan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne uzanan bir yol…

1970 yılında hekim oldu.
Ama onun yolu, sadece bir meslek değil…
iz bırakmaya çıkan bir yoldu.

Hacettepe Üniversitesi’nde
çocuk sağlığı, fizyoloji ve pediatrik kardiyoloji alanlarında derinleşti.

1980’de doçent…
1988’de profesör…

Unvanlar onun için bir son değil,
yeni başlangıçların kapısıydı.

Alan açtı…
yol açtı…
iz bıraktı.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde
kurucu öğretim üyesi olarak görev aldı.

Yüzlerce bilimsel çalışma…
uluslararası katkılar…

Ve en önemlisi:
çocuk kalplerine dokunan bir ömür.

Paris Çocuk Kardiyoloji Enstitüsü’ne kabul edilen
ilk Türk kadın hekimlerden biri olarak
adını tıp tarihine yazdırdı.

Ama her büyük hikâyenin ardında,
çoğu zaman sessiz bir hikâye vardır.

Onunki…
bir anneyle başlar.

“Gelin Hanım”…

Bu hikâye aslında tek cümledir:
Bir annenin hikâyesi.

17 yaşında…
İstanbul’dan Diyarbakır’a gelin gelen genç bir kız…

Bilmediği bir şehir…
tanımadığı bir hayat…

Ama zamanla
bir eve değil, bir hayata kök salan bir kadın…

Bir ailenin direği…
bir neslin hafızası…

Bir fidanken…
koca bir çınara dönüşen…

8 çocuk…
11 torun…

Ve hepsi,
onun gölgesinde büyüyen bir hayat.

Bu yüzden “Gelin Hanım”
sadece bir hatıra değildir.

Bir kadının sabrı…
bir annenin sessiz gücü…
bir ailenin hafızasıdır.

Ve belki de en önemlisi…

Bir evladın,
annesine kelimelerle kurduğu
en zarif vefa.

Bir bilim kadını…
Ve kalbinin derinliklerinde
bir annenin hikâyesini taşıyan bir evlat…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İbrahim Ateşoğlu Arşivi
SON YAZILAR