Av. Metin Kılavuz

Av. Metin Kılavuz

Kimin eli kimin cebinde ?

Demokrasi en genel tanımı ile halkın yönetimde hak ve söz sahibi olmasıdır. Türkiye’de demokrasi kavramının tarihsel olarak yerleşik ve işlerlik kazanmadığını görebiliriz. Bunun birçok nedenini sıralamak mümkün. Kültürel alt yapı, eklektiklik ve sistemin kendini var etmede aparat olarak kullanım gibi nedenleri belirtebiliriz. Nitekim tarihsel gelişim sürecinin iz düşümüne bakıldığında; askeri darbeler vs örnek gösterilebilir. Baskın, tekçi ve milliyetçi devlet anlayışının kendini var etme aygıtıdır diyebiliriz. Ülkeye demokrasi mi ? lazım biz (devlet baba) getiririz anlayışının tiyatral sahnelenmesidir.

Demokraside olmazsa olmazlar;

1-Parlamento,2-siyasi partiler,3-anayasa,4-seçim,5-bağımsız yargı,6-sivil toplum örgütleri,7-tarafsız basın,8-gücünü yasadan alan ve halka hizmet esaslı kolluk kuvveti,9- azınlığın hak ve hukukunu koruma,10- yurttaşın kanun önünde eşitliği,11-düşünceyi ifade ve açıklama özgürlüğü vs.

Genel başlıklar halinde sıraladığımız konularda puanlama sistemine dayalı bir karne tutulmuş olsa Türkiye’nin yaklaşık 90 yıllık demokrasi dersinden sınıfta kaldığını ifade edebiliriz. Kağıt üzeri formel olarak demokrasiden bahsedip yaşamsal olarak hayat bulmadığına tarih şahittir demek mümkün.

Güncel olarak HDP, demokrasi tanımında yer alan tüm başlıkların yok edildiği bir yapı olarak karşımızda duruyor. En son kapatma davasında yasal hakkı olan parasına el konulması. Nerden baksan tutarsızca ve nerden baksan yasadışı. Anayasa mahkemesi anayasada açıkça belirtilen ve tartışmasız netlikte olan kanun maddesini, yasadışı olarak ortadan kaldırdı. Anayasa mahkemesi anayasa ihlali yaptı.

Daha önce ki yazılarımda da belirttiğim üzere, HDP hedef tahtasında. Ağırlıklı destekçisi Kürt seçmenin cebine uzanan eller. Yıllarca yoksullaştırmanın devlet politikası olarak uygulandığı Kürd’ün, delik cebinde gezen eller. Devletin, yargının, yasamanın, basının, kolluk kuvvetinin, iktidarın,6’lı 6’sız ve tek tek tüm muhalefetin(!) ve en son da anayasa mahkemesinin eli Kürdün cebinde.

Demokrasicilik oyununda devletin bilerek ve isteyerek yarattığı milliyetçilik. Hangi partiyi desteklerse desteklesin seçmenin %65’i milliyetçi ve muhafazakar olan bir ülke gerçekliği. İktidarın muhalefeti de yedeğine alarak milliyetçiliği seçim çalışmasının merkezine oturtması. Ve bu politikasının hayat bulması için kendilerine lazım olan düşman ise hemen yanı başlarındaki HDP. HDP’ yi öcüleştirip büyük ihtimal ile kapatarak seçmenini oy kullanmama veya sandığa gitmeme şeklinde tepkisel bir davranışa itmek istemeleri.

Evet HDP seçmeninin iktidar ve muhalefete karşı şuan ki kabarık duygusu; ne haliniz varsa görün durumuna çekirdek çıtlatmak. HDP’ye ciddi ve doğru yaklaşılmaması durumunda seçmeninin çekirdek stoklayacağı görünüyor. İktidarın ; kendilerine yakın olan 3 harfli marketlerde çekirdek fiyatlarını düşürdüğünü görmek lazım (!). Mobilya tasarımında çığır aşan 6’lı masa çok zaman kaybetti ama henüz geç değil.

Kürtler bu seçimde inkarcı ve bastırmacı tüm yanlış yaklaşım ile anlayışlardan gerekli hesabı sandıkta soracak ve eller havaya diyecek. Kürtlerin cebinde gezen elleri uyarmış olalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.