1. YAZARLAR

  2. Güler Koçyiğit

  3. Meğerse bir virüslük canları varmış !..
Güler  Koçyiğit

Güler Koçyiğit

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Meğerse bir virüslük canları varmış !..

A+A-

“Güvenme güzelliğine bir sivilce yeter, güvenme zenginliğine bir kıvılcım yeter ! ” diyen ne güzel demiş …

Corona virüsü de bize, hani uzayda istasyon kurma planları yapan, Mars’ ta su arayan, çok yakın bir tarihte aya turistik gezi bile düzenleyeceğini söyleyen, matematiksel karşılığının yazılmasından önce telaffuzunun dahi çok zor olduğu miktarlardaki paraları silaha, bombaya yatıran devletlerin aslında nasıl da bir virüslük canlarının olduğunu gösterdi...

Evet evet meğerse bir virüslük canları varmış !..

Paraları savaş teknolojisine yatırırken yönettikleri halkları (insanları) hiçe saydıkları ve çok daha elzem olan şeyleri yapmadıkları nasılda ortaya çıktı...

Uzaylılarla savaşa hazırlanıyorlardı, bir virüse yenildiler...

Dünya bir oluşum içine girdi ve bu dönem çok yeni sonuçlar ortaya çıkaracak. Evrenin matematiğidir bu zaten izin vermez O hadsizliğine insanın...

Hele hele İnsanı ihmal eden üstüne üstlük bir de insana zarar veren, tehdit eden şeylerle uğraşıldığı zamanlar hep Evrenin yasalarına toslanmıştır...

İnsanoğlu devlet denen sistemi ihtiyaçlarını daha profesyonel karşılamak- sağlamak amacıyla oluşturmuştur. Bu unutuldu maalesef devleti yönetenler tarafından, ya da unutturulmak isteniyor..

Devlet yapısının kutsallaştırıldığı ülkelerde, devlet halk için değil, halk devlet içindir anlayışı yerleştirilmiştir, insan devletin kuludur.

Ama gelin görün ki; dışarıdan dünyayı yönettiğini gördüğümüz ya da öyle zannettiğimiz, demokrasilerine ve sosyal devlet anlayışlarına hayran kaldığımız devletler de bile bu tür ihtiyaçlar görmezden gelinmiş, önemsenmemiş, ötelenmiş. Paralar insanı yaşatmak için en temel ihtiyaçları olan beslenme, sağlık, güvenlik, eğitim, iş, ya da dünyada bu tür salgın hastalık ve doğa felaketleri olduğu zaman insana faydası olabilecek şeylere değil, çok daha gereksiz alanlara harcanmış...

Meğer çok güçlüyüz pozu verilerek, bir korku imparatorluğu kurulmaya çalışılmış.

 Her şeyin açığa çıkması  bir virüsün çıkıp, “ Heyo heyo, beni yakalayamazsınız ki!” demesine bağlıymış ...

Öyle ki, bu durum karşısında bile acizliklerini gizlemek için gözle göremedikleri virüse savaş ilan ettiler...

Demek ki uzunca bir süredir insanoğlu savaştan başka bir şeyi düşünmemiş...

Devasa savaş bütçelerini, bilime ve insanı yaşatmak üzerine harcasalardı  elbette ki dünya bugün çok daha farklı olurdu !..  Ne açlıktan ölen insanlar olurdu, ne insanı bin kilometre öteden öldüren füzeler, ne çevre felaketleri, ne nesli tükenen bitki ve hayvanlar…

Ne de ülkelerin kendi aralarındaki güç mücadelesi yüzünden bu denli önemli bir hastalığı bile dünyadan gizleyen ketum anlayışlar…

Geçecek elbette bu kötü durum. Tarih denen ama aslında insanın serüveni olan sürece baktığımızda da böyle olduğunu görüyoruz. Şu koca dünya ne badireler atlatmış.  Ne savaşlar, ne salgın hastalıklar görmüş!..  

İnsan ise bu duruma çoğu zaman hem sebep olmuş hem ağır bedeller ödemiş. Ama görüyoruz ki burnu yanmamış!

Bu yüzden nice devletler yıkılmış, yok olup gitmiş. Çünkü doğanın bir matematiği var, mühendisliği süper… Doğa kendisini mutlaka dengeliyor ve insana haddini bildiriyor.

Ha insanoğlu ders alıyor mu bundan?..

Belki bir süre evet, sonra yine egosuna yeniliyor... Döngü yeniden başlıyor. Başlıyor başlamasına ama hiçbir şey eskisi gibi olmuyor...

Sevgiyle ...

Bu yazı toplam 2028 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.