Sırlarını Surlarına Fısıldayan Bir Şehrin Yazarı: Şeyhmus Diken

Bazı insanlar vardır…
Bir şehri yüreğine emanet eder…
Onu korur…
Onu taşır…
Onu unutmamak için yazar…
Bazı kalemler vardır…
Sadece cümle kurmaz…
Bir kentin hafızasını tutar…
Kültürünü, sesini, geçmişini geleceğe emanet eder…
Şeyhmus Diken…
İşte o kalemlerden biridir.
Diyarbakır onun için
bir şehir değil sadece…
Bir hatıra…
Bir emanet…
Bir ömürlük sevdadır.
Surların gölgesinde biriken zamanı,
dar sokaklarda yankılanan sesi,
avlulu evlerde saklı kalan hayatları
unutulmasın diye yazan bir hafıza işçisidir o.
Diyarbakır…
Surlar…
Dar sokaklar…
Avlulu evler…
Onun yazılarında bunlar sadece birer mekân değildir…
Her biri bir hatıradır…
Her biri bir sestir…
Bir kapının gıcırtısı…
Avluda yankılanan bir ayak sesi…
Bir sokağın akşamüstü suskunluğu…
Hepsi onun cümlelerinde yeniden dile gelir.
Çünkü o…
Yazarken sadece anlatmaz…
Hatırlatır.
Unutulmuş bir yüzü…
Kaybolmaya yüz tutmuş bir sesi…
Ve en çok da…
Bir şehrin içten içe konuşan kalbini…
Onun satırlarında Diyarbakır vardır…
Ama sadece bugünün değil…
Dünün yükünü taşıyan…
Yarına iz bırakan Diyarbakır…
Yazdıkları bir kitap değildir sadece…
Bir şehrin belleğidir.
Biriktirilmiş zaman…
Saklanmış hayatlar…
Ve kelimelere sığınmış bir hafıza…
Şeyhmus Diken…
Geçmiş ile bugün arasında ince bir köprü kuran…
Ve o köprüden bir şehri usulca geçiren bir kalemdir.
Onun hikâyesi…
Bir insanın değil…
Bir şehrin hikâyesidir.
Ve en sonunda…
Surların dili olur…
Sokakların sesi…
Zamanın hafızası…
Bir şehri kelimelerle yaşatan isimdir:
Şeyhmus Diken.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.