100 minibüs ihalesi bugün

Minibüs güzergâh hatları ile ilgili yazmıştım, kızanlar oldu, üzülenler oldu, sevinenler oldu. Bunların tamamı olacak, zaten herkesi memnun etmek, herkese mavi boncuk vermek gibi bir görevimiz, bir misyonumuz da yok.
Kamu adına bir hizmet ifası gibi düşünün.
1- Kamu adına görev yapanlar var (Resmi görevdir)
2- Kamu adına hizmet edenler var(Resmi görev değildir) Gazetecilerin dâhil olduğu alandan söz ediyorum.
Elbette ki yazdıklarımızdan rahatsızlık duyanlar oluyor. Ancak, kimseyle şahsi bir problemimizin olmadığını daha önce de olduğu gibi, şimdi de söylüyorum. Kurum ve kuruluşlar esastır. O alanlarda görev yapanlar gelip-geçicidir. İşte bu nedenle bir kurumla ilgili yazılan-çizilen bir şey var ise şahsi değildir. Şahsi olarak algılayanlar olmuyor mu?
Elbette ki oluyor. Ona da yapılacak bir şey yok.
Tıpkı, ‘böyle gelmiş böyle gider, sana mı kaldı’ diyenlerin varlığının bitmediği gibi…
*
Bugün o ihale yapılacak.
Yazı yazdığım Pazartesi günü Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri aradı, ‘Diyarbakır’a hizmet için kaynak yaratıyoruz, minibüs güzergâh hattı uzatma ihalesi de bu nedenle’ dedi.
‘Açık, şeffaf’ bir ihale olduğunu aktardı.
İşte o ‘Açık, şeffaf’ ihale bugün yapılacak.
Hayırlı olsun!
Demek ki, ihtiyaç var, arz-talep meselesi.
*
Peki, buradan elde edilecek olan kaynak para nereye, nasıl harcanacak?
İşte mesele, bununla da bitmiyor.
Kamu adına takip etmek gibi bir sorumluluğu var gazetecinin.
Başka gazeteciler takip etmeyebilir, anlayışı bu olmayabilir.
Ben eski model gazeteci olduğum için, kendime yönelik bir ‘rant’ düşünmediğimden de olacak ki, bir sonrasını da düşünüyorum, öyle sorular geliyor aklıma, kent adına, kamu adına.
*
Mesela, minibüs muhammen bedeline baktım, çok yüksek, ihaleye girecek minibüs esnafını zorlayacak bir rakam. Ona da ayrıca, ‘Yazık değil mi’ diyebiliyorum. Sonra aklıma, Araştırma hastanesi toplu taşıma durağı geliyor. Önceki gün saatlerce soğukta otobüs beklediler, gelen otobüse de balık istifi bindiler. Görüntüleri Tigris Medyada yayınladık.
Diyorum ki;
“Minibüs hatlarını satan belediye, otobüs hatlarının da uzatmalarını yaratsın, yeni otobüsler alsın, kenti otobüs için borçlandırsın.”
Kamu görevi yapanlara, kamu hizmeti yapan biri olarak hatırlatma yapıyorum.
Anlatmak istediğim bu.
Yani, bir taraftan böyle bir ihaleye karşı çıkarken, diğer taraftan da ihale bedelinin minibüs esnafının zorlanacağını söyleyebiliyoruz. Tek taraflı, düşmanca bir tarzımız yok gazeteci olarak. Ortada fitne-fesat bir durum yok ise, son noktada yapılacak bir şeyde yok.
Arz varsa talep, talep varsa arz devreye girer, trafikte kendi mecrasında yürür.
İşte bu trafik yoğunluğu içerisinde, tamda kavşakta duruyorum, soruyorum;
Raylı sistem ne oldu?
Kentin yeni yerleşim alanlarının tamamı dümdüz, minibüs yada otobüs hattı uzatmaya gerek duymadan raylı bir sistem ağı kurulması için bir çalışma yapılamaz mı?
Bal gibi yapılır.
Raylı sisteminin başlangıcını Sur içinden düşünmeye hiç gerek yok, çalışmanın tamamı yeni yerleşim alanları için yapılabilir, çok da şık olur.
Alın size, kamu hizmeti yapan bir gazeteci önerisi.
Aslında kamu görevlileri düşünmeli bu tür çalışmaları.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum