Abdurrahim Kılıç

Abdurrahim Kılıç

4.Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri

Diyarbakır bu hafta önemli bir edebiyat çalışmasına ev sahipliği yapacak. Birçok büyükşehirde geleneksel hale gelen Edebiyat Günleri, bazı kurumların desteğiyle Diyarbakır’da da yapılıyor. Değişik yer ve mekânlarda yayınevleri ve bazı derneklerin organize ettiği 4. Diyarbakır karşılaştırmalı Edebiyat Günleri bu yıl bünyesine bazı şöhretli yazar ve şairleri de katmış görünüyor.

Etkinlikler kapsamında birçok şair, yazar ve sanatçının kentin değişik mekânlarında sunum yapacağı Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri “Hayal Dilinde Hakikat” sloganıyla tema’sını duyuruyor.

Kürtçe ve Türkçe sunumların yapılacak edebiyat günlerinin onur konuğu ise bu yıl İhsan Çolemerg olarak duyuruldu. Açılış özel konuğu da ses sanatçısı, yazar, bestekâr Zülfü Livaneli olacak.

Daha birçok ünlü, ünsüz şair ve yazarın adı, duyurulan listede var. Mutlaka önemli şair ve yazarlardır. Toplumsal hayata ve sanatsal diyalektiğe mutlaka önemli katkıları olmuştur ki listeye eklenmişlerdir.

Uzun bir politik suskunluk ve pandemi molasından sonra sanat ve edebiyat adına böylesi girişimlerin olması değerlidir. “Hayal Dilinde hakikat” sloganında anlam bulan zıtlıkların çelişkisi, nihilist varoluşçuluk katılımcıların ne söyleyeceğine dair olan merakımı artırdı diyebilirim. Özellikle ikinci gün oturumlarının başlıkları ilgi çekici olduğu kadar umarım içerikleri de dolu olur.

21-30 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek etkinliklerde geleneksel edebiyat, doğu edebiyatı, toplumsal cinsiyet gibi klasik başlıklar altında sanatçı ve sanatseverleri buluşturmaya çalışacak. Öykü, roman ve şiir atölyelerinin de olacağı edebiyat günlerinin sanırım cazibesini artırmak için Zülfü Livaneli gibi bir isim uygun görülmüş.

“Hayal Dilinde Hakikat” tema’sı programın içeriğine bakıldığında pek görülmüyor açıkçası. Epey iddialı olan bu söylemin içi nasıl doldurulacak, program bitiminde edebiyat günlerinin özeti diyebileceğimiz bir çalışma beyannamesi yayımlanacak mı merakla bekleyeceğiz. Ağırlıklı Kürtçe, Türkçe edebiyatın konuşulacağı etkinlikte sanırım Adige ve Ermenice de birer sunum var.

Kültür İçin Alan sayfasında şöyle bir açıklama yapılıyor edebiyat günleri için: “Edebiyatımızın günümüz dünyasında bize ne söylediğini kapsamlı bir biçimde ele alma fırsatı sunuyor.” Açıkçası bir sunum için çok da cazip bir cümle değil. Aslında katılımcısı bol –özellikle şairler- bir etkinliğin daha sarsıcı bir başlığının ve iddiasının olması gerekirdi. Edebiyatın ne söylediğinden ziyade nasıl söylediği ve estetiği belirleyici niteliği değil midir!

Hakikat şudur ki, edebiyatın o özgür ve üretken ortamını, ruhunu özlemişiz. Edebiyat, hakikatin-ki bir hayalden bile türemişse- estetize edilmesidir. Bunca katılımcının olduğu 4. Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri umarım dolu, dolu geçer ve sanat, edebiyat ortamına katkı sunar.

Önceki ve Sonraki Yazılar