Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

Açlığın Sınırı Tokluğun Sınırsızlığı

Dünyamız üzerinde yaşam şekillenirken doğa tüm canlıların yaşayabileceği zengin bir zemin sundu. Bunun dengesini oluşturdu. Ancak insanoğlunun her şeyin daha fazlasına sahip olma hırsı ve açgözlülüğü doğanın dengesini bozdu.

Maddi durumuna göre kendi içinde farklılaşan insan; alttakiler üsttekiler diye ayrışmaya başladı. Dünyanın zenginliklerinden yararlanma oranı alttakilere ve üsttekilere göre değişti. İnsanın kendinde kontrol altına alamadığı bireyciliği, bencilliği, sadece kendi çıkarını düşünmesi ve önüne geçilemeyen her şeye sahip olma hırsı doğanın da dengesini bozdu.

Dünyanın kaynakları insanların rahat yaşayabilmeleri için yeterli olmasına rağmen; dünya üzerinde insanlar aynı oranda bu zenginliklerden yararlanamıyorlar. Dünyada büyük bir çoğunluk asgari düzeyde, hatta açlık sınırında yaşarken çok küçük bir azınlık sınırsız bir zenginlik içinde sefasını sürmektedir.

Açlığın sınırı ve tokluğun sınırsızlığı kime nasıl bir hayat sunmaktadır. Dünyanın birçok yerinde açlıktan ölen insanların varlığı diğer taraftan sınırsız bir zenginliğe sahip küçük bir azınlık. Arasında dağlar kadar mesafe olan iki uç yaşam koşulları.

Birçok ülkede, ekonomik gidişata ilişkin istatistikler yapılmaktadır. Açlığın, yoksulluğun sınırları belirlenmeye çalışılmaktadır. Açlığın sınırı en son durak. Bunun daha aşağısında yaşam yok. Adeta bıçak sırtında bir yaşam. Kırk katır mı kırk satır mı hesabı.

Çünkü her an sınırın alına düşme olasılığı var demektir. İnsanların bu kadar kritik bir çizgi üzerinde; açlıkla ve yoksullukla yaşamaya çalışmalarının nedeni, bir türlü doymak bilmeyen toklardır. Onlar doymasını bilselerdi, dünya üzerinde bu kadar aç insan olmazdı. Yoksulluğun nedenleri sorgulanırken sınırsız zenginliğin nedenleri de sorgulanmalıdır.

İnsanoğlu doğayla uyum içinde yaşamasını bilseydi, insanlar karın tokluğuna çalıştırılmasaydı dünya nimetleri herkese fazlasıyla yeterdi.

 

Para ve güç bu kadar azınlığın elinde nasıl toplandı? Dünyanın yer altı ve yer üstü zenginlikleri bu kadar pervasızca yağmalanmasaydı, bu kadar zenginlikler bazı kesimlerin elinde birikebilir miydi? 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.