ANKARA’NIN ORTASINDA GÖRÜLMEYEN ÇIĞLIK: MADEN İŞÇİLERİ
Ankara’nın göbeğinde, herkesin gözü önünde bir açlık grevi sürüyor. Günlerdir..
Ama tuhaf bir sessizlik hakim.
Kalabalıkların içinden geçen bu direniş,sanki kimsenin dikkatini çekmiyor ya da daha doğrusu,kimse görmek istemiyor.
Oysa açlık grevi öyle kolay alınacak bir karar değildir.
İnsan, kendi bedenini ortaya koyuyorsa, artık sözün bittiği yere gelinmiş demektir.
Bu,bir tercih değil, bir mecburiyetin, bir çaresizliğin en ağır halidir.
Kimse keyfinden aç kalmaz.Hele ki bir insan, göz göre göre erimeyi göze alıyorsa,orada durup düşünmek gerekir.
PEKİ SORALIM:
Ankara’da,devletin kalbinde yaşanan bu tabloyu gören bir devlet yetkilisi çıkacak mı?Bu sessiz çığlığa kulak veren olacak mı?Yoksa bu direniş de,görmezden gelinerek zamanın içinde kaybolup gidecek mi?
Mesele sadece bir grup insanın talebi değil. Mesele,bir ülkenin vicdanıdır.Çünkü bir yerde insanlar seslerini duyurabilmek için aç kalmak zorunda hissediyorsa,orada ciddi bir sorun var demektir.
Bugün susmak,yarın daha büyük sessizliklerin önünü açar.Görmezden gelmek,sorunu ortadan kaldırmaz, sadece derinleştirir.
Ankara’nın ortasında bir çığlık var.
Duyan olur mu, bilinmez.Ama bilinmesi gereken şu:
Bu sessizlik,kimseye yakışmıyor...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.