1. YAZARLAR

  2. Ceylan Alkan

  3. Bisturi (Huzursuz Metinler)
Ceylan Alkan

Ceylan Alkan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bisturi (Huzursuz Metinler)

A+A-

 Metin Aydın, 1971 yılında Mardin’in Kızıltepe ilçesinde dünyaya gelmiştir. Dicle Üniversitesi’nden mezun olan yazarın, 1990 yılından bu yana çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlanmaktadır. Birçok yazar, şair ve sanatçıyla röportajlar yapmıştır.  İlk şiirlerini 2002 Yılında  “Kırmızı” adıyla fanzin şeklinde dağıtmıştır. Matbu bir kültür-sanat ve fikir dergisi olan  “Perspektif “ i çıkarmış,  2006 yılında dergiciliği internet üzerinden “Yeni Perspektif” adıyla devam ettirip, kurucu editörlüğünü de üstlenmiştir. 2010 yılında “Biblo Hayat” (deneme), 2016 yılında “Üryan” (şiir) ve 2018 yılında  da “Bisturi (Huzursuz Metinler)” adlı (deneme) kitapları okuyucuyla buluşmuştur. Eğitimci olan yazar, yaşadıklarını samimi bir dille  eserlerine aktarmayı başarmıştır. 

DİL-İ BİTAP…

 Bir kalem… Ucu bir o kadar yazmaktan yıpranmış olsa da, meramını tam olarak anlatamamanın  yükünü taşıyor mürekkebinde… Kurulacak onca kelama duyarsız kalınacağını bilmenin acısıyla yanıp kavrulan, kimi zaman hüznünü, öfkesini  ve çaresizliğini gizlediği süslü sözcüklerin içinde buluyor kendini… Aslında yorgun ve yıpranmışlığına rağmen henüz bitmemiş anlatmak istedikleri…  Azminin ziyadesiyle kırılmışlığına aldırmaksızın, yürüdüğü yolların dikeniyle kanasa da ayakları; ‘umut var!’ dedirten cinsten bir şeyler taşıyor küfesinde…  Karakışlara inat baharlar düşlemek mesela… Yazdıkları fısıltı gibi gelse de kimilerine; bir o kadar da çığlık çığlığa… Mükemmel olmak değil şiarı, fakat kusur arayan insanlardan da bıkmamış değil. Hepimiz kusurluyuz ama kusur aramakta mükemmel!!  Birilerini kusurlu ilan etmek , hiç kimseyi  kusursuz kılmıyor oysa…

Yazmak dertlilerin işi…  Hele ki, sessizlikle cehaletin, sabırla kabulün, şefkatle zaafın birbirine karıştırıldığı mevsimlerde aldınızsa  kalemi elinize… Yazdıklarınızdan sorumlusunuz ve dahi yazmanız gerekip de yazmadıklarınızdan da… Yazmak; konuşup duranların ötesinde;  koşup durmak,  yorulmak  ve belki de yoğrulmak sözcüklerin anlam derinliğinde… Rüzgarlara dayanıklı gibi görünse de dağ gibi duran yüreğimiz; bir dal gibi kırılgan aslında… Zira karanlık gecelerin şahitliğinde toz pembe hayaller kurmak, uzağına düşmek hakikatin…  Evet hakikatler çoğu zaman can yakıcıdır, yanmayı göze alanlar dokunmalı… Önce kendi yanmalı ki, dumanı tütsün,  külleri  savrulan kelimelerin eteğine mahkum  sözcük yığınlarının… “Ve bilmek… Ve vakıf olmak… Akla ziyan değildir, kesinlikle. Bildiğini sanmaktır asıl kötü olan; kötülerin alası, handiyse baş belası!” yazarın diliyle.

Yazar, “Bisturi“ ve keza “ Biblo Hayat” adlı eserinde de bir yangının içinde fakat aynı zamanda o yangını söndürmek için de çareler arıyor. Bölümler halinde sunmuş olduğu her başlığın altında adeta ‘yangın var!’ nidaları yükseliyor. Duyurmak istiyor sesini ; huzursuz bir ses tınısıyla… Okuyucuyu da huzursuz  etmeyi de  amaçlıyor hani; samimi  bir dil kullanan yazar… Beni bir de benden dinleyin diye haykırıyor; geçmişte yaşanan acı hatıralara inatla… Oysa hakkı olmayıp da kurulan ne çok cümleler dolaşıyordu etrafta; kimi, neden kırdığını bilmenin uzağında…

Metin Aydın, yazmaya başlama serüvenini eserinde  şöyle dile getirmiş, daha doğru bir ifadeyle yazma gereksinimini; “Beyin ve yürekte zuhur eden tomarla sorun(um)a  -ki  bunlar katmerleşerek büyüyor-  bir şekilde “yazma” istenci  (benim için de) ‘koltuk değneği’ olabilir/olsun diye.” “ Yeni bir yaşama dair, gıcır gıcır  kelimeler bulmalı/çıkarmalı… Başarma şansımız hala mümkün; çünkü her gün yeni bir gündür!”  Yazar, anlaşıldığı üzere hâlâ bir umut taşıyor yüreğinde, dil-i bitap düşse de…  Ne diyelim  darısı başımıza…

Bir yerden başlayıp tüm yaraları sarıp, iyileştirmenin yolunu bulmanın başarısını elde  etmiş diyebilirim, okuduklarımdan edindiğim izlenimle; Bisturi için… Eserdeki son cümle ile bitirmek istiyorum sözlerimi; “Hülasa; binlerce selam olsun, insan olmanın anahtarını deli dalgalardan alıp sütliman vahalara taşıyan, gerçek anlamda ‘insan olma’ yolunda deliliğe yakalanmış olanlara!”

 

Bu yazı toplam 3346 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.