Av. Metin Kılavuz

Av. Metin Kılavuz

Goebles

Uzun bir aradan sonra merhaba.

Bilgi notu açısından, ev hapsi günlerim beşinci ayını geride bıraktı. Yıllarca cezaevinde olanları düşününce mevcut durumum çok da önemli değil. Açık cezaevine dönüşen ortamda, koşullar hariç, cezanın cezaevi veya evde olmasının çokça farkı yok.

Son dönem siyasal süreç aslında tahmin edilen çerçevede tüm hızıyla yol almaya devam ediyor. Özellikle son yedi yılı esas alıp güncele baktığımızda aslında hiç bir alanda iyileşmenin olmadığını bilakis daha da kötüye gittiğini görebiliyoruz. Yedi yıllık süreçte her şey çok keskin ve adeta yıldırım hızıyla değişti. Bunu asla yapmazlar, bu kadar da olmaz dediğimiz her şey oldu ve olmaya devam ediyor olmayacağı yönünde ki tünel sonu ışık ise bayağı zayıf görünüyor.

Sürdürülebilir toplumsal yaşam için olmazsa olmaz demokratik bakış açısıdır. Demokrasinin temel taşı ise; demokratik seçim ve seçmen, basın özgürlüğü, bağımsız yargı, toplumsal barış ve adalettir. Bu başlıklar altında konuşabileceğimiz olumlu bir pratiğin olmadığının tanığı ve sanığıyız. Bu anlamda olaylar üzerinden olgusal bir gerçekliğe ulaşmak mümkün.

İçinde bulunduğumuz sürecin daha iyi anlaşılması açısından bu yazıya Joseph Goebles’ten alıntılara yer vereceğim. Kendisi Nazi Almanya’sının “ halkı aydınlatma ve propaganda bakanı”.

  • Yargı devlet hayatının efendisi değil, devlet politikasının hizmetkârı olmalıdır.
  • Bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir halk sunayım.
  • Her zaman etrafınızda bir yalaka ordusu bulundurun.
  • Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.
  • Sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.
  • İlk sözü kim ne kadar güçlü ve bağırarak söylerse o kazanır.
  • Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar inanırlar

Xale Pişar’a ev hapsinden dolayı uğrayamadım. Telefon ile görüştüm. Kendisinden süreç ve Goebles hakkında ki düşüncelerini sordum. Her zaman ki mekanı Ulu Cami yanı kahve kürsüsünden kaçak çay bardaklarında ki kaşık sesi eşliğinde sohbet ettik.

  • Zor bir süreç her türlü baskı var. Ama bizim de baskılara karşı bağışıklığımız güçlü. Çok bilimsel olmayabilir ama sanki sabah yediğimiz çiğer ve yüreğin etkisi var. İktidarı anlıyoruz ama bu altılı masayı anlamıyoruz. Aslında onları da tanıyoruz, bir umut belki bir şey çıkar diyoruz ama nafile bizim bir sözümüz geliyor aklıma “bunlardan da cacık olmaz. Yani anlayacağın biz bize hayran biz bize kurban. Biz ne kadar biz olursak o kadar iyi oluruz. Bizden de son model ben merkezci şekiller çok piyasada. Bir de bu orta yolcu anlayış yok mu? “yolundalar” yine. Neyse yeğen biz nerelerden geldik biliyoruz. Başımız dik anlımız açık. Bu dönem Sur’da kültür yolu diye bir festival var. Canımı çok sıkıyor. Neyin kültür yolu? yıkım yolu desenize. Kültür ve tarih mi bıraktınız ki yolu olsun. Neyse yeğen sen canın sıkma eve hapsindesin mücadeleye devam. Çünkü bildiğimiz en iyi şey.
  • O Goebles midir nedir? Onu da kafana takma kendi halkına düşman olanın başkasına faydası olmaz. Ölünün arkasından konuşulmaz ama yine dayanamadım dünyanın en büyük tirek ve virekçisidir. Kendine iyi bak yeğen gözlerinden öpüyorum.

Evet yine telefonda da olsa noktayı koymuştu Xale Pişar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.