Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

İnsan hakları haftası

İnsan Hakları Haftasındayız. Hem sorun çözücü hem de sorun yaratıcı olarak insanoğlunun iki farklı yönü birbiriyle zıt olsa da bu özellikler ona ait oluyor. İnsanoğlu kendi yarattığı sorunlardan biri de hak ihlalleridir. O kadar çok ihlal içindeki sıralamakla bitmiyor. Birileri ihlal ederken birileri de bu konularda duyarlılık yaratmak için çaba gösteriyor. İnsanın insana karşı yaptığı hak ihlallerine karşı İnsan Hakları Haftasını kutluyoruz. 

İnsana biraz tuhaf geliyor.  Uygarlaşma konusunda önemli gelişmeler kaydeden insanoğlu, insan hakları konusunda aynı gelişmeyi sağlayamıyor. Dünyada el atmadığı konu kalmayan, hatta uzayın keşfine çıkan insanoğlu; kendi hemcinslerine karşı olan sorunlarına çözüm bulamıyor. Bu kadar gelişmeye imza atan insanoğlu, bu sorunları çözemiyor. Bu yüzden yılın belirli günleri ya da haftalarında çeşitli günlerinde bir duyarlılık yaratmaya çalışıyor.  İnsan Hakları Haftası, Kadın Hakları, Çocuk Hakları, Hayvan Hakları gibi birçok gün sıralanıyor.

Soğuk savaşın ve Sovyet sisteminin sona ermesine kadar bu kavramı daha çok sistemler birbirine karşı kullanıyorlardı. Sovyetler sistemi ortan kalkmasıyla tek kutuplu olan,

Globalleşmeyle birlikte sadece devletlerden gelen ihlaller değil aile içerisindeki hak ihlalleri de sorgulanmaya başlandı. Hak ihlalleri kavramının geniş bir içeriğe kavuşmasıyla; kadın hakları, çocuk, hayvan hakları da önem kazandı. Hak ihlalleri sorunu devletlerin arasındaki diplomatik ilişkilerden, ekonomik, spor, kültürel ilişkilere kadar ciddi bir etki alanı oluşturdu

Bu sorunlar artık sadece bazı devletleri değil; aile ve devlet sınırlarını aşarak tüm insanlığı ilgilendiren sınırlar ötesi bir sorun olarak ele alınmaya başlandı. Sorunun ele alınışı, içeriği ve kapsamı; aile içerisinden başlayarak sokağa, işyerine kadar genişledi. Hak ihlalleri sadece insanın kendi cinsine karşı değil; kadınlara, çocuklara, hayvanlara, kısacası insandan kaynaklı hak ihlalleri, doğadaki tüm canlıları kapsadı.

 İnsanoğlu kendisi dışındakilere karşı niye bu kadar kıyıcı oluyor. Kendi yaşadığı doğayı bile yok etmekten kaçınmıyor. İnsanın uygarlaşma konusunda attığı adımların arka bahçesinde yaşanan hak ihlallerinin listesi bile sayfaları doldurmaktadır. Genel olarak insanın uygarlaşma konusunda kat ettiği gelişme ve arka bahçede yaşanan şiddet ve yok etme bir çelişki olarak insanoğlunun yakasına yapışmaktadır.

Savaşlar ortadan kalkmadan, kadına, çocuğa, hayvanlara ve birbirine karşı kullandığı her türlü şiddeti ve öldürme eğilimi yok olmadan, bu dünyada mutluluk ve gelecek nasıl herkesi sarıp sarmalayacak?

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.