İNSANLIK HALLERİ (3)

La Fontaine’in fabllarından birinde, bir akrep, kurbağadan kendisini sırtına alıp nehrin karşısına geçirmesini rica etmiş. Kurbağa, ama sen beni sokabilirsin, korkuyorum, demiş. Akrep de asla öyle bir şey yapmam, demiş. Hem ben seni sokarsam, ben de senle birlikte nehre gömülüp boğulurum. Yapmam öyle bir şey, demiş. Kurbağaya mantıklı geldiğinden akrebi sırtına almış, başlamış yüzmeye. Nehrin ortalarında akrep kurbağayı sokmuş. Kurbağa acı içinde, ama nasıl yaparsın bunu, sen de benimle birlikte öleceksin, demiş. Akrebin yanıtı çok çarpıcı: Ben akrebim, başka türlü davranamam ki, olmuş.

 

BÜTÜNAYLI BİR ŞARKI

seni görünce

yüreğimde bir serçe çırpınıyor

kanatlarının ıslaklığı vuruyor yanaklarıma

yüreğimde ricat boruları

yüreğim bozgunda...

 

bedeli özgürlük olan hiçbir şeye yokum ben

 

bu hüznümü

köpeklerin önüne atsam

koklamaz bile

hem sevgilim

özgürlüğüm ve sen

niye karşı karşıya olasınız ki…

 

iri gözleri buğulu güzel

uykularımı kaçıran kızılderili soyadlı kız

ey yağmuru çağıran büyücü

ıslandığımı bilmez değilsin

dudaklarınla kurulanmak istiyorum

öpüşlerinden bir giysi kabulüm…

 

kalbimin dolunayı

keçi ruhlu tanrıça

kanıma girdin, alışkanlığım oldun

ben tek başıma tat alamam dünyadan

adın dudaklarımı yakıyor

kalbimi kamaştırıyor

ağzının kıyısında böğürtlen baharı

ansız ve amansız bir baskın

gözlerinle zehirledin akşamlarımı

güneş damlası, keçi ruhlu tanrıça

kutlu bir kehâneti çağrıştırıyorsun

belki de katlanılmaz bir ölümü

dudakların ateş mevsimi küllenmeden

gel birlikte yanalım, yanabildiğimiz kadar...

 

bütünaylı şarkılar güzeli

masumluğunla avutmak istiyorum kendimi

ve aşk her şeyden

büyüktür belki de…

 

Aydın ALP – YÜREĞİM ÜLKEM GİBİ (CEM YAYINEVİ – 1993 – İSTANBUL)

RUHLAR MAHŞERİ (Toplu Şiirler) – (JJ YAYINLARI – 2015 – DİYARBAKIR

 

Bakın Brütüs’lerden, Salierler’den dilim çok yanmış. Ama “Namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça hiçbir şey düzelmez.”

Mert insan, onurlu insan, kendisiyle barışık olan ve insan sevgisiyle dolu insan; iyilik duygusunu asla yitirmez. Görev olduğu için, böylesi davranışlar erdem olduğu için ya da cennetle ödüllendirileceği için değil, başka şekilde yaşayamadığı için yapar.

Güzellikler de içten gelir. Ve içi kötülükle dolu olan, mutluluğunu, başkalarının mutsuzluğu üzerine kuran psikopat tipler, güzel insanlardaki iyilik duygusunu zedeler de, perçinler de. Bu, biraz da kişilerin direncine bağlıdır. Üstelik toplumlarda böyle ucube tipler, şu veya bu ölçüde “değer” de görebilir. Çünkü böyleleri çıkarcı ve hırslı olurlar, üstelik hem suçlu hem de güçlü. Bizim insanlarımız da çokça böyle şirret tiplerden çekindiklerinden pek bir şey yapmazlar. Hani denir ya, çamura taş atma, üstüne sıçrar, diye.

 

31 Mart 2000 / ROJA WELAT - (ARDI VAR)

(Gazete ve Edebiyat Dergileri Yazıları – 1994 – 2018)

AŞKI OMAYANIN ŞİİRİ OLMAZ ( JJ YAYINLARI – 2018 )

*Şiir, bu yazı için sonradan eklenmiştir.

Haftaya yazının devamında buluşmak dileğiyle sevgiler, saygılar…

Aydın ALP

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.