Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

İstatistikler Güvenilirliğini Kaybetti

Bu yaşam zorlukları içinde kurumların devamlı, işsizlikten, enflasyondan, gelir endekslerinden, yaşam standartlarına kadar yaptıkları açıklamalar, istatistikler artık çoğumuzu ilgilendirmez oldu. Açıklanan istatistik verilere karşı güvenirlik azaldı. Açıklamaların gerçeği yansıtmadığı kanısı her açıklamadan sonra güçleniyor. Her ne kadar açlık, işsizlik yok dense de, enflasyon düşük gösterilse de insanlar evden dışarı çıktığında, çevresine baktığında gördükleriyle duyduklarının örtüşmediğini görünce rakamlar onun için anlamını yitirmeye başlamaktadır. Açıklanan rakamlara inancı ve güveni sarsılmaktadır.

Yaşam koşullarımız sürekli ağırlaşıyor. Kazancımızla ayı hatta günü kurtarmak gün geçtikçe zorlaşıyor. Cepteki paranın alım gücü zayıfladıkça açlık sınırına doğru bir adım daha yaklaşıyoruz. Cebimizdeki paranın değeri düştükçe doların ateşi yükseliyor ve yukarı doğru tırmanıyor. Dolardaki her yükselişte bir bumegran gibi dönüp en çok da yoksulları vuruyor. Marketlerde değişen etiketleri takip etmekten yorularak pes etmek zorunda kalıyoruz. Bu yüzden daha önce tükettiğimiz ürünleri listemizden çıkararak maziye bırakıyoruz.

Ortada bir olgu varsa, onu görmemezlikten gelmek veya onu yadsımak onu ortadan kaldırmıyor. Söylemler insanların yaşadıklarıyla örtüştüğü zaman yani yaşadıkları ve gördükleriyle bütünlük oluşturduğu zaman yerini bulur. Yoksa buza yazı yazmak gibi, kelimelerin büyüsü çabuk bozuluyor. Evden dışarı çıkıldığında görülen, karşılaşılan hayatın gerçekleri, akşam evde medyadan izlediklerini, duyduklarını doğrulayamıyorsa; kafasında acabaların oluşması kaçınılmazdır. Her şey iyidir, çarşı Pazar güllük gülistanlık diye söylemlerin büyüsüyle yatıp, sabah evin günlük ihtiyaçlarını almak için bakkala, markete, pazara gittiğinde değişen etiketleri gördüğünde alacaklarının bir kısmından vaz geçmek ya da alacağının yarısını alıp eve biraz daha kamburlaşmış olarak dönmenin ağırlığını yaşayan için sözler, rakamlar anlamsız kalır.

Güneşin aydınlığı gecenin karanlığını dağıttığı gibi hayatın gerçekliği de sözleri anlamsız kılıyor. Tok tokluğuyla aç açlığıyla baş başa kalıyor. Dolar yükseldikçe şimdiden kışın korkusu içimizi üşütmeye başladı. Birçok insanın umudu bu kışı atlatıp bahara kavuşmak üzerine. Fakir fukaranın umudu da ancak bu kadar olur. Onların dolarları olmadığı için; dolarlarının üzerine ne kadar dolar ekleyeceğinin hayali kurmak onlar için Mars’a gitmekten daha uzaktır.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.