KENDİMİZE DÖNÜŞ MEVSİMİ
Ramazan geldi mi evin havası değişir. Mutfakta bir telaş, akşama doğru hafiften bir yorgunluk, ezana beş dakika kala gözlerin saate dikilmesi… Hepimizin bildiği o hal işte.
Ama Ramazan sadece aç kalmak değil. Aç kalınca insan biraz duruyor. “Ben bugün açım ama her gün böyle olanlar var” diye düşünüyor. Bir bardak suyun bile kıymeti artıyor. Gün boyu sabredince insanın dili de sakinleşiyor, öfkesi de azalıyor.
Eskiden mahallede iftar vakti bir tabak yemek komşuya giderdi. Şimdi şartlar zor, hayat pahalı. Ama yine de paylaşınca bir hafiflik geliyor insana. Az da olsa bölüşmek, “Ben tokum, sen de tok ol” demek Ramazan’ın ruhu.
Bir de şu var: Ramazan biraz kendine bakma ayı. Kırdığın kalbi hatırlama, yanlışını kabul etme, gönül alma ayı. Sadece mideye değil, kötü söze de oruç tutturma zamanı.
Ay geçip gidiyor ama mesele şu: Bizde ne kaldı?
Eğer biraz daha merhamet, biraz daha sabır kaldıysa, işte o zaman Ramazan gerçekten yaşanmış demektir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.