Yasemin Kürmancı

Yasemin Kürmancı

Çocuk Suçları Artmıyor, Sessiz Çığlıklar Büyüyor

Çocuk Suçları Artmıyor, Sessiz Çığlıklar Büyüyor

Bir Çocuğun Suçu, Bir Toplumun Aynasıdır

Yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiğim “Yalnız Değilsin Yanınızdayız” programında ele aldığımız çocuk suçları konusu, ekranlarla sınırlı kalamayacak kadar derin ve toplumsal bir meseleydi. Bu yüzden bu hafta köşemde de bu konuya değinmeden geçemedim.

Bir çocuk suç işlediğinde aslında yalnızca bir adliye dosyası açılmıyor.

O dosyanın içinden ihmaller çıkıyor, suskun aileler çıkıyor, ekonomik çaresizlik çıkıyor, dijital yalnızlık çıkıyor.

Son yıllarda çocukların karıştığı suçların artışı artık sadece hukukçuların değil, toplumun tamamının tartıştığı bir mesele haline geldi. Özellikle sosyal medyaya düşen görüntülerden sonra herkes aynı soruyu soruyor:

“Bu çocuklar neden bu kadar değişti?”

Program konuğum Avukat Feyza Hanım’la yaptığımız sohbet tam da bu sorunun merkezine dokundu. Çünkü mesele yalnızca suç değil. Mesele, çocukların hangi ortamda büyüdüğü.

______________

Dijital Dünya Çocukları Sessizce Dönüştürüyor

Eskiden çocukların kavgası sokakta başlar, birkaç saat sonra unutulurdu.

Bugün ise çocukların dünyasında şiddet çok daha erken yaşta normalleşiyor.

Sosyal medya, kontrolsüz internet kullanımı, dijital oyunlar ve sanal dünya; çocukların gerçeklik algısını ciddi şekilde etkiliyor. Özellikle cinsel suçlar, tehdit, şiddet ve uyuşturucu kullanımındaki artış artık hukukçuların da en çok dikkat çektiği alanlardan biri.

En tehlikeli taraf ise şu:

Birçok çocuk yaptığı eylemin suç olduğunu bile bilmiyor.

Özellikle sosyal medya üzerinden gelişen ilişkilerde “rıza”, “mahremiyet” ve “sınır” kavramları yeterince öğretilmediği için çocuklar ağır sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor.

______________

“Çocuk Ceza Almıyor” Algısı Gerçeği Yansıtmıyor

Toplumda çok güçlü bir algı var:

“Nasıl olsa çocuk, ceza almaz.”

Oysa hukuk sistemi böyle işlemiyor. Türkiye’de 12 yaş altındaki çocukların cezai ehliyeti bulunmasa da, 12 yaşından sonra sorumluluk başlıyor. Ancak çocuklar yetişkinlerle aynı ölçüde değerlendirilmiyor.

Çünkü hukuk şunu kabul ediyor:

Bir çocuk ile yetişkin aynı bilinç düzeyine sahip değildir.

İşte tam da bu yüzden çocuklara verilen cezalar indiriliyor. Fakat toplum çoğu zaman indirimi görüyor, cezayı görmüyor. Bu da “cezasızlık” hissini büyütüyor.

Özellikle ağır suçlarda kamuoyunun öfkesi çok daha sert oluyor. İnsanlar doğal olarak mağdur tarafın acısıyla düşünüyor. Ancak hukuk yalnızca öfkeyle karar veremez. Çünkü hukuk sisteminin amacı sadece cezalandırmak değil, toplumu yeniden koruyacak bir denge kurmaktır.

______________

Suça Sürüklenen Çocuklar mı, Kaybedilen Çocuklar mı?

Programın en çarpıcı noktalarından biri de buydu.

Birçok çocuk aslında suçun içine doğuyor.

Şiddetin normal olduğu evlerde büyüyen çocuklar, öfkeyi bir iletişim dili sanıyor. Aidiyet arayan gençler çetelere yöneliyor. Uyuşturucu ağları çocukları özellikle hedef alıyor. Çünkü çocukların daha az ceza alacağını biliyorlar.

Ve sonra toplum o çocukları yalnızca “suçlu” olarak görüyor.

Oysa bazen ortada suç işleyen bir çocuk değil, çok erken kaybedilmiş bir hayat oluyor.

______________

Çocuklar Yargılanırken Korunuyor mu?

Bugün çocukların ifade süreçlerinde özel hukuk prosedürleri uygulanıyor.

Avukatsız ifade alınamıyor. Çocuk savcıları devreye giriyor. Pedagoglar eşliğinde işlemler yürütülüyor.

Çünkü hukuk sistemi çocuğun korkutularak değil, korunarak yargılanması gerektiğini söylüyor.

Ancak bütün bunlara rağmen koruma mekanizmalarının yeterli olduğu söylenebilir mi?

Hayır.

Ekonomik kriz, aile içi kopukluk, denetimsiz dijital dünya ve sosyal destek eksikliği çocukları hâlâ ciddi risk altında bırakıyor.

______________

Asıl Ceza mı, Asıl Çözüm mü?

Bugün toplumun önemli bir kısmı daha ağır cezalar istiyor.

Özellikle ağır suç işleyen çocukların yetişkin gibi yargılanması gerektiğini savunanların sayısı her geçen gün artıyor.

Ama uzmanlar başka bir noktaya dikkat çekiyor:

Bir çocuğu yalnızca hapse koymak, onu topluma kazandırmıyor.

Bu yüzden rehabilitasyon sistemi büyük önem taşıyor. Psikolojik destekler, eğitim programları, sosyal çalışmalar ve denetimli süreçler çocukların yeniden topluma kazandırılması için uygulanıyor.

Çünkü mesele yalnızca “kaç yıl ceza aldığı” değil.

Mesele, o çocuğun bir daha suç işleyip işlemeyeceği.

______________

Bir Çocuğu Kurtaran Şey Bazen Sadece İletişimdir

Programın sonunda verilen mesaj aslında her şeyin özeti gibiydi:

“Çocuklarla iletişim kurun.”

Çünkü bugün birçok çocuk aynı evde yaşadığı ailesine bile kendini anlatamıyor.

Bazı çocuklar sevgiyi ekranlarda arıyor, bazıları yanlış arkadaşlıklarda, bazıları ise suçun içinde.

Bir çocuğu suçtan uzak tutan şey bazen korku değil; anlaşılmış hissetmektir.

Ve belki de bugün toplum olarak en büyük eksikliğimiz tam da budur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yasemin Kürmancı Arşivi
SON YAZILAR