Muhammed Esen

Muhammed Esen

Unutmanın Konforu

Unutmanın Konforu

Hafızamız garip bir yer. İstediğimizi saklayıp istemediğimizi silebildiğimiz bir alan gibi davranıyoruz çoğu zaman. Ama gerçek öyle değil. Biz unuttuğumuzu sanıyoruz, aslında sadece hatırlamaktan kaçıyoruz.

Toplum olarak da böyle değil miyiz? Dün yaşanan bir olay, bugün yerini bambaşka bir gündeme bırakıyor. Büyük sözler, sert tepkiler, yüksek sesle yapılan tartışmalar… Hepsi birkaç gün içinde buhar olup uçuyor. Yerine yenisi geliyor. Daha taze, daha gürültülü, daha dikkat çekici.

Unutmak bir savunma mekanizmasıdır belki. Çünkü hatırlamak sorumluluk yükler. Hatırlarsak sorgulamak zorunda kalırız. Sorgularsak yüzleşiriz. Yüzleşmek ise her zaman kolay değildir.

Ama bir de şu var: Sürekli unutan bir toplum, aynı hataları tekrar etmeye mahkûmdur. Çünkü ders alınmayan her olay, yeniden yaşanmak için pusuda bekler.

Eskiden insanlar defter tutardı. Yaşananları, duyulanları, hissedilenleri yazarlardı. Şimdi ise her şey “anlık”. Bir hikâye paylaşılıyor, 24 saat sonra siliniyor. Sanki hiç yaşanmamış gibi. Oysa hayat, silinen hikâyelerden ibaret değil.

Belki de en tehlikelisi şu: Alışıyoruz. Önce tepki verdiğimiz şeylere zamanla alışıyoruz. Sonra normalleşiyor. En sonunda da unutuluyor.

Oysa bazı şeyler unutulmamalı. Çünkü hafıza sadece geçmişi değil, geleceği de korur.

Unutmanın konforuna kapıldıkça, hatırlamanın ağırlığını kaybediyoruz. Ama bazen bir toplumun ilerleyebilmesi için hafızasını diri tutması gerekir.

Çünkü hatırlamak sadece geçmişi anmak değildir.

Hatırlamak, bir daha aynı karanlığa düşmemek için ışığı açık tutmaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Muhammed Esen Arşivi
SON YAZILAR