Muhammed Esen

Muhammed Esen

Verimlilik tuzağında boğulan ruhlar

Verimlilik tuzağında boğulan ruhlar

Geçen akşam eski bir arkadaşımla dertleşirken laf döndü dolaştı, boş zamanlarımızda ne yaptığımıza geldi. Arkadaşım, "Bir ara suluboya yapmaya başlamıştım ama bıraktım," dedi. Nedenini sorduğumda ise cevabı sarsıcıydı: "Yeterince iyi değildim, vaktimi boşa harcıyormuşum gibi hissettim."

İşte modern insanın en büyük trajedisi tam da bu cümlede gizli. Artık sadece "eğlenmek" veya "ruhunu dinlendirmek" için bir şey yapma lüksümüzü kaybettik.

Her Şeyi "Üretime" Dönüştürme Hastalığı

Eskiden hobiler, bizi hayata bağlayan, iş stresinden uzaklaştıran güvenli limanlardı. Kötü gitar çalardık, yamuk yumuk atkılar örerdik, kadrajı kaymış fotoğraflar çekerdik ve bundan zevk alırdık.

Şimdi ise sistem bize şunu fısıldıyor: "Eğer bir şeyde iyiysen, neden bundan para kazanmıyorsun?" ya da "Eğer bir şey yapıyorsan, bunu neden sosyal medyada mükemmel bir şekilde sergilemiyorsun?"

  • Ekmek mi yapıyorsun? Hemen bir butik fırın hesabı açmalısın.
  • Koşuyor musun? Mutlaka bir akıllı saatle her kilometreni ölçmeli ve performansını bir önceki günle kıyaslamalısın.
  • Kitap mı okuyorsun? Yıllık hedefler koymalı ve "en iyi listeleri" ile yarışmalısın.

"Vasat" Kalmanın Özgürlüğü

Hobilerimizi birer "yan iş" (side hustle) projesine dönüştürdüğümüzde, hobinin o iyileştirici gücü ölüyor. Çünkü üretim varsa baskı vardır, baskı varsa stres vardır. Oysa insanın, hayatta hiçbir işe yaramayan, kimseye bir şey kanıtlamak zorunda olmadığı, hatta kötü olduğu alanlara ihtiyacı vardır.

Sadece canımız istediği için, berbat bir resim yapmak veya hiçbir zaman çalınmayacak bir besteyi mırıldanmak, aslında verimlilik çılgınlığına karşı yapılmış en büyük devrimdir.

Kendinize Bir Alan Ayırın

Bugünlerde hepimiz bir yerlere yetişmeye, bir şeyler başarmaya ve kendimizi sürekli "optimize etmeye" çalışıyoruz. Ama zihnimizin dinlenmeye ihtiyacı var; performansa değil.

Bir öneri: Bu hafta sonu, sonucunda hiçbir şey elde etmeyeceğiniz, kimseye göstermeyeceğiniz ve hatta belki de sonunda çöpe atacağınız bir şeyle uğraşın.

Mükemmel olmaya çalışmadan, sadece o anın içinde kalarak... Göreceksiniz ki, ruhunuzun asıl ihtiyacı olan şey "başarı" değil, sadece "olma" halidir.

Çünkü hayat, sadece özgeçmişimizi doldurmak için yaşanacak kadar uzun, ruhumuzu ihmal edecek kadar kısa değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Muhammed Esen Arşivi
SON YAZILAR