1. YAZARLAR

  2. Tarık Aziz

  3. Vebali ağır olur
Tarık Aziz

Tarık Aziz

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Vebali ağır olur

A+A-

Diyarbakır hem arazi şekilleri hem de bağlantı yollarından dolayı ulaşımın en üst seviyede yapılması gereken bir şehir iken son dönemlerde ulaşım yoksunu olarak ön plana çıkıyor. Belediye otobüsleri, özel halk otobüsleri ve mafyatik şoförleri olan hat minibüsleri şehrin nüfus yükünü artık kaldıramıyor. Yerel yönetimlerin daima sıkıntılı olduğu kentte, hizmet anlayışı sök tak odaklı kaldırım taşı döşemelerinden öteye gitmedi hiç. Özellikle Diyarbakır’daki belediyecilik anlayışı şehrin sosyal ve ekonomik koşullarını felç etmektedir.

Birçok insan sabah erkenden kalkıp işe gitmek için onlarca dakikayı duraklarda bekleyerek geçiriyor. Sınav günleri öğrenciler saatlerce otobüs bekliyor. Hele ki pandeminin olduğu bu dönemde belediye otobüs seferlerinin daha sık olması gerekirken seferlerin azaldığı da gözle görülür bir şekilde. Ayrıca küçücük hat minibüslerine 30 kişi binerken kocaman otobüsler ayakta kesinlikle yolcu almıyor. Aslına bakılırsa otobüslerin ayakta yolcu almaması iyi bir durum ama genele yayılırsa iyi bir durum.

Öte yandan ev fiyatlarının beş yüz bin lira olduğa toptancılar sitesinin arka caddelerinde ve bunun gibi kentin sözde lüks sayılan birçok yerinde çok seyrek bir ulaşım modeli güdülüyor. Bir insan bir saat boyunca otobüs bekler mi? Otobüsün gelmeyeceğini anlayıp taksi çağırarak iki lira yerine otuz lira öder mi? Mali durumu yerindeyse öder. Peki ya otuz lirası yoksa ne yapsın? Yürüsün mü onca yolu o yakıcı sıcakta. Hem de maskeyle…

Cidden bu belediyeler kaldırım sök tak olayı dışında ne yapıyor? Nerede bu şehri ulaşım konusunda ihya edecek projeler? Bir metro ulaşım ağı yapmak bu kadar zor mu? Anladık gelen yiyor giden yiyor, bu Türkiye koşullarında vazgeçilmez bir gerçek. Yemeyin demiyoruz zaten desek de bir şekilde makam odalarının içlerine kadar altın varaklı duşlar, banyolar yapılıyor. Yemeyin; kul hakkıdır, yetim hakkıdır, haram lokmadır demiyoruz. Misal bir milyonluk değil yüz binlik yeşil fıstıklı tatlılar yiyin, kalan dokuz yüz bini ise hizmet için harcayın. Gusül abdesti mi alacaksınız evinizde alın, makam odasına milyonluk duş yapmasanız olmaz mı? Hem haram gezmekten korktuğunuz kadar neden haram lokma yemekten de korkmuyorsunuz?

O makam kişisel zevkleriniz için verilmedi size. Ya da babanızdan miras kalan bir malı talan etmiyorsunuz. Size zaten göreviniz karşılığında bir maaş veriliyor. Onun dışında kişisel hiçbir harcamayı halkın sırtına yük ederek karşılayamazsınız. Bunun vebali ağır olur bu dünyada ya da öbür dünyada ama olur illa ki olur.

Tarık Aziz

 

  

Bu yazı toplam 1237 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.