Yasemin Kürmancı

Yasemin Kürmancı

Asıl Mesele Yemek Değil, Görünmeyen Emeğin Hikâyesi

Asıl Mesele Yemek Değil, Görünmeyen Emeğin Hikâyesi

Bir toplumun gerçek kalkınmasını ölçmek istiyorsanız, büyük binalara ya da yatırım rakamlarına bakmanız yetmez. Mutfağında üreten, alın terini ekonomik değere dönüştürmeye çalışan kadına bakmanız gerekir.

Şimel Kadın Kooperatifi Kurulu Başkanı Şimel Beğik'in anlattıkları aslında yalnızca bir kooperatif hikâyesi değildi. O hikâye, Diyarbakır'da binlerce kadının ortak gerçeğini anlatıyordu.

Bir kadın... İşini kaybediyor. İki yıl boyunca iş bulamıyor. Sonra cesaret edip küçük bir dükkân kiralıyor. Bugün ise onlarca kadına istihdam sağlayan bir işletmenin ve kadın kooperatifinin başında bulunuyor.

Aslında mesele tam da burada başlıyor.

Kadın çalışmıyor değil, çalıştırılamıyor

Toplumda sık sık "Kadınlar çalışmak istemiyor." cümlesini duyarız.

Oysa gerçek bundan çok farklı.

Şimel Beğik'in anlattıkları gösteriyor ki kadınların çalışmamasının temel nedeni isteksizlik değil; güvenli çalışma alanlarının ve sürdürülebilir ekonomik modellerin yetersiz olması.

Bir kadın evinden çıkıp üretime katıldığında sadece kendi hayatı değişmiyor.

Bir ailenin dengesi değişiyor.

Çocukların geleceği değişiyor.

Toplumun üretim kültürü değişiyor.

Görünmeyen emek

Belki de program boyunca en dikkat çekici cümlelerden biri şuydu:

"Mutfağın gerçek sahipleri kadınlar ama en iyi aşçı denildiğinde akla hep erkekler geliyor."

Bu cümle yalnızca gastronomiyi anlatmıyor.

Kadın emeğinin yıllardır nasıl görünmez hâle getirildiğini de anlatıyor.

Annelerimiz, nenelerimiz yokluk içinde sofralar kurdu.

Bugün ise o emeğin çoğu zaman adı bile anılmıyor.

Oysa üretimin ilk öğretmeni de, ilk ustası da çoğu zaman kadındır.

Kooperatif sadece üretim değildir

Türkiye'de kooperatifler çoğu zaman yalnızca ekonomik yapılar olarak görülüyor.

Oysa iyi işleyen bir kadın kooperatifi aynı zamanda sosyal dayanışmanın da merkezidir.

Bir kadının özgüven kazanması...

Kendi gelirini elde etmesi...

Evinde daha fazla söz sahibi olması...

Belki de yıllardır içinde taşıdığı korkuları geride bırakması...

Bütün bunlar ekonomik tablonun ötesinde toplumsal dönüşümün parçalarıdır.

Asıl ihtiyaç pazar

Program boyunca dikkat çeken bir başka gerçek ise kadınların üretmekte zorlanmadığı, ürünlerini satmakta zorlandığıydı.

Bugün Diyarbakır'da birçok kadın kooperatifi var.

Fakat önemli olan tabela sayısı değil.

O ürünlerin tüketiciye ulaşabilmesi.

Üretim kadar pazarlama desteği de sağlanmadıkça kadın girişimciliğinin kalıcı olması kolay görünmüyor.

Bir kadına dokunmak...

Şimel Beğik'in anlattığı bağımlılıktan kurtulan çalışanının hikâyesi ise aslında bütün bu mücadelenin neden önemli olduğunu tek başına özetliyor.

Bazen bir iş kapısı yalnızca maaş sağlamaz.

Bir insanın yeniden hayata tutunmasına da vesile olur.

İşte bu yüzden kadın emeğine yapılan her yatırım, yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda toplumsal bir yatırımdır.

Son söz

Kadınların ürettiği, birbirine destek olduğu ve birlikte güçlendiği bir toplumda yalnızca ekonomi büyümez.

Umut da büyür.

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; kadınların ne kadar güçlü olduğunu anlatan yeni hikâyeler değil, o gücü görünür kılacak daha fazla fırsattır.

Çünkü bir kadının ayağa kalkması, çoğu zaman sadece kendi hayatını değil, dokunduğu onlarca hayatı da değiştirir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yasemin Kürmancı Arşivi
SON YAZILAR