1. YAZARLAR

  2. Ferat Özpamuk

  3. Aşk iki kişiliktir şiirinin poetikası
Ferat Özpamuk

Ferat Özpamuk

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Aşk iki kişiliktir şiirinin poetikası

A+A-

Değişir rüzgarın yönü

Solar ansızın yapraklar;

Şaşırır yolunu denizde gemi

Boşuna bir liman arar;

Gülüşü bir yabancının

Çalmıştır senden sevdiğini;

İçinde biriken zehir

Sadece kendini öldürecektir;

Ölümdür yaşanan tek başına

Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır

Geceler boyu sevişmelerden;

Binlerce yıl uzaklardadır

Binlerce kez dokunduğun ten;

Yazabileceğin şiirler

Çoktan yazılıp bitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık

Seni bildiğin şarkılar;

Boşanır keder zincirlerinden

Sular tersin tersin akar;

Bir hançer gibi çeksen de sevgini

Onu ancak öldürmeye yarar:

Uçarı kuşu sevdanın

Alıp başını gitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,

Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.

Düşlerinde bir çocuk hıçkırır

Gece camlara sürtünürken;

Çünkü hiç bir kelebek

Tek başına yaşayamaz sevdasını,

Severken hiçbir böcek

Hiç bir kuş yalnız değildir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

                              (Ataol BEHRAMOĞLU)

 Bir şiirin veya düz yazının incelemesini yapmak için şairin yahut yazarın iç dünyasına paraşütsüz dalmak gerekir. Bu dalış serüveninde yere ininceye değin bizi karşılayacak olanın ne olduğu gerçeği,  bize şairin/yazarın  hangi mevsimlerden geçip hangi topraklara düştüğünü gösterecektir

Şimdi, indiğimiz yerden şairin sesinin kulakları olmaya başlayalım.

 “Aşk iki kişiliktir. " şiirinde hem mazideki yerini almış, külleri kalmış bir aşkı, hem de ölümü çağrıştırıyor. Ölüm donuk ve buzdan soğuktur. Aşk ise harlanmış bir ateştir fakat o ateşi beslemeye kuvvet ister, emek ister. Ve iki kişinin arasındaki ilginin yoğunluğudur aşkın besleyeni , bu şiir de “yabancılaşma “ “ ölüm”   “Tek başına” kavramlarını dikkatle ele almamız gerekecektir. Zira ötekinin arzusuna haps olmuş insanın, öteki olmadan geliştireceği hiçbir duygunun anlam ifade etmeyeceği aşikardır  bu anlamsızlık ancak ötekinin bize baktığı yerden kendimize baktığımız ölçüde anlamlaşacaktır. Kendimizi duygusal veya düşünsel manada var edip geliştirmek için  yan başımızdakine mutlak anlamda ihtiyaç duyarız bunun aksinde çabaladığımız  her duygunun / düşüncenin , bizi tek başına kendi yaşamımıza yabancılaştıran ve sonu hissi ölümle tecelli edecek bir son hazırlayacağını  bizlere göstermektedir. Bizler biliriz ki insan mezara girdiğinde ölmez, insan yanında yamacında arzusuna hükmedecek bir olmayınca ölür  Kendini ötekinin anlam dünyasında kuran insanın,  aşkı da , hayata karşı oluşturduğu yaşam felsefesi de  ötekinin ona baktığı yerde anlam bulacaktır. Özü itibariyle aşk ,ve dolaysıyla da Sevgi ve aşk için söylenen her söz ,sergilenen her edim sevgilinin duygu dünyasında kendine yabancılaşmanın adıdır Ve tam da kendine yabancılaşmanın başladığı yerde teslimiyetle devam eden , sevgilinin ötesinde sevgili ile aşık arasına girebilecek uzaklıkların , aşık için ölümün alt anlamlarını yaşamak olacaktır.

“Aşk iki kişiliktir”şiirdindeki kahramanımızın,   aşkı yaşayışı patolojik bir durumdur . Derin bir itkiyle  ve coşkunluk haliyle sevgilinin arzusuna ulaşamama ( kaybetme ) durumu  kahramanımızı kendi ve dışındaki dünya karşı bi anlamsızlık sürecine itmiştir Kahramanımız  olağan her duruma bohem bir ruh haliyle anlam üretmekte bu anlam/anlamsızlık içinde debelenip durmaktadır. Özetle söylenebilir ki hangi kalemden yazılırsa yazılsın her aşk kendi benliğine bir başkaldırı ve üst benliğini ötekinin yüreğinde, kalbinde görmek ve göstermek isteğidir.

                               ...

Bir sen vardın bir de ayağının altındaki gölgeler

Bir sen vardın bir de bulutlara çizilmiş hece

Bir sen vardın bir de etek ucuna ilmeklenmiş rüzgar gülleri

Bir sen vardın sevgilim

Bir de  dudaklarının kenarında  sana hasret bekleyen ürkekliğim

Ey  ölümsüzlüğün tanrısı !

Bir sen vardın bir de sana dört makam kırk kapı sancıyan yüreğimin esrikliği.                                   

Ferat Öpamuk

 

 

Bu yazı toplam 3429 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.