Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

Atlar da kayboldu

Son dönemde nerede en popüler soru oldu. Nerede diye sorulanlar alt alta sıralanmaya başlandığında liste uzamaya başlıyor.

Basına son günlerde nerede diye sorulan ve yanıtı alınamayan olaylardan biri de Malatya’nın Yeşilyurt İlçesinde yaşandı. Yeşilyurt Belediye görevlilerin de olduğu 45 kişilik bir grup;  çevreye duyarlı vatandaşların eğitimi için, gri pasaport çıkartarak birlikte yurt dışına gidiyorlar. Fakat gidenlerden sadece 2 kişi geri dönüyor. Geri kalan 43 kişi ise yurda dönmüyor. Olayın ortaya çıkması üzerine medyada haklı olarak; 43 kişi nerede? Diye sormaya başladı. Başka yerlerde de bu şekilde gri pasaport alarak yurt dışına çıkma hazırlığı yapanların var mı? Veya bu yolla ve benzer gerekçelerle daha önceden ne kadar insan yurt dışına gidip de geri dönmedi? Soruları sorulmaya başlandı.

Önceki kayıpların nerede olduğunu anlamaya çalışırken, bu ve kayıp atlar olayı, işin tuzu biberi oldu.

Kayıp atların da ilginç bir hikâyesi var. Bilindiği gibi İstanbul Adalarda faytonlarda atların koşulması yasaklandı. Atların yerine aküyle çalışan faytonlar devreye girmişti.  Adada bulunan toplam 860 adet at da İBB tarafından; 17 kente bakımlarını üslenmek kaydıyla, talep üzerine, bedelsiz olarak, resmi evrakla devrediliyor. Başka kişilere ve yerlere devredilmesi yasak olan atlara, kaybolmasın diye üzerlerine cip de takılıyor.

Atların teslim edildiği yerlerden biri olan; Hatay’ın Dörtyol İlçe belediyesi oluyor.  İBB tarafından Dörtyol Belediye görevlilerine imza karşılığı, resmi evrakla 100 at teslim ediliyor. Atlardan 10’u sevk ve sonrasında öldüğü söyleniyor. Fakat geriye kalan 90 atla ilgili bir açıklama henüz basına yansımadı. Atların akıbeti belli değil. Bir yere satıldıysa parası nerede?  Kasaba verildiyse, salam ya da sucuğu nerede?  Bu durumla ilgilenen bazı medya organları da; şimdi doğal olarak, kayıp 90 at nerede diye soruyor.

Şimdi bu atlar orta da yok ve nerede olduğunun cevabı henüz verilmediği için savcılık da soruşturma açıyor. Bu arada atların devredildiği diğer yerlerde de bu araştırmanın yapılması gerekiyor. Onların da akıbeti meçhul mü? Yeni yerlerinde atların başlarına neler geldi? Nerede sorusunun yanıtsız kaldığı bir durumda; insanın aklına her türlü cevap geliyor. Cevabı alınamayan sorular ya da tatmin etmeyen açıklamalar, kafalarda ister istemez acabaları çoğaltıyor.

Durum tam da; Nasrettin Hoca’nın kedi ciğer fıkrası gibi.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.