Melis KANDEMİR

Melis KANDEMİR

BAYRAM GELMİŞ NEYİME, KAN DAMLAR YÜREĞİME!

BAYRAM GELMİŞ NEYİME, KAN DAMLAR YÜREĞİME!

Eskiden bayramlar bir "müjde" gibi kapıyı çalardı.Şimdilerde ise halkın üzerine devasa bir "Mali Enkaz" gibi çöküyor. Siyasetin fildişi kulelerinden, lüks makam araçlarının camından bakınca her yer güllük gülistanlık görünebilir. Ancak sokağın, pazarın ve mutfağın gerçeği, bir ağıtın en acı mısrasına sıkışmış durumda: "Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime...”

Tüik’in Masalları Ve Halkın Sofrası

Ankara’nın klimalı odalarında, kağıt üzerinde enflasyonu düşük göstermek için bin dereden su getirenlerin oyunları artık bayatladı.İstatistik kurumu "Enflasyon Düştü" dedikçe, vatandaşın tenceresindeki yangın daha da harlanıyor. Milyonlarca emekli, işçi ve memur,bayram sabahına huzurla değil, ödenemeyen faturaların ve icra dosyalarının gölgesinde uyanıyor.

Bir yanda binlerce liralık iftar sofralarında halka "Şükür Ve Sabır" vaazı verenler,diğer yanda kurbanlık fiyatına bakıp evladının yüzüne bakamayan,boynu bükük babalar…

Bu tablo sadece ekonomik bir başarısızlık değildir; bu, bir vicdan ve adalet iflasıdır.

Orta Sınıfı Yok Edilen Bir Toplum

Yıllarca dirsek çürüten memur,alın teri döken işçi bugün temel ihtiyaçlarını bile "Lüks" kategorisine koymak zorunda bırakıldı.Bu ekonomik düzen,orta sınıfı kasten silip atmış; zengini daha zengin, yoksulu ise yardıma ve sadakaya muhtaç birer "Tebaa" haline getirmeyi hedeflemiştir.

Müjde Dedikleri Sadaka: Bayram ikramiyesi adı altında verilen üç-beş kuruşluk artışlar,bugün bir kurbanın bacağına, hatta marketteki bir haftalık mutfak masrafına bile yetmiyor.

Çalınan Gençlik:

Bayram harçlığı verecek dede kalmadı;memleketine gidecek otobüs biletini alamayan üniversiteli gençlik,bayramı yurt odasında ya da evinde hapis hayatı yaşayarak geçiriyor.

Bu Kan Sadece Yüreklere Değil, Vicdanlara Damlıyor!

"Yol Yaptık, Köprü Yaptık" diye övünenlerin; o yollardan geçecek dermanı,o köprülerden gidecek huzuru halkın elinden aldığını görmezden geliyoruz. İnsanlar artık birbirine "İyi Bayramlar" demekten hicap duyuyor.

Neden mi? Çünkü komşusunun tenceresinde et kaynamadığını, torununa bir bayramlık alacak mecali olmadığını biliyor.

Siyaset mekanizması, halkı bu sistematik sefalete mahkûm ederken kendi şatafatından bir milim taviz vermiyorsa, orada bayramın ruhundan bahsedilemez.

Bayram; protokol camilerinde verilen sahte pozlar, sosyal medyadan yayımlanan ruhsuz mesajlar değildir.

Bayram, vatandaşın onuruyla kurbanını kesebilmesi, evladına harçlığını verebilmesidir.

Halk Sabır Değil, Adalet İstiyor!

Halka "porsiyonları küçültün" tavsiyesi verenlerin,kendi sofralarındaki israfı bitirmeye niyeti yok. Bizden talep edilen sabır,artık tükenmiştir. Yüreklere damlayan o kanın vebali,memleketi bir "Yoksulluk Laboratuvarına" çevirenlerin boynundadır.

Bu bayramda halkın neşesini, sofrasını ve bayramını çalanlar; elbet bir gün bu ekonomik enkazın ve toplumsal öfkenin altında kalacaklardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Melis KANDEMİR Arşivi
SON YAZILAR