Bir Baba Duası, Bir Kalecinin Hikâyesi: Ramid Serhat Baki

Adı gibi temiz…
Adı gibi arınmış…
Bir yürek.
“Ramid” derler ona; Arapça kökenli, günahlardan arınma anlamına gelen bir isim.
Baba Zeki Bey, oğluna bu adı verirken bir dua fısıldar:
“Dünyanın kötülükleri ona değmesin.”
Belki de bu yüzden…
Serhat’ın yüzünde hep mahcup ama dirayetli bir ifade vardır.
1967 yılında Diyarbakır’ın Melikahmet Mahallesi’nde dünyaya gelir.
O yılların Diyarbakır’ında çocuk olmak; tozlu sokaklarda top koşturmak, taşlardan kale yapmak, akşam ezanına kadar hayaller kurmaktır.
Serhat’ın çocukluğu da öyledir.
Top ayağındayken dünya susar…
Yoksulluk susar…
Dertler susar…
Baba Zeki Bey’in hayali nettir:
“Oğlum okuyacak.”
Serhat’ı İsmetpaşa İlkokulu’na yazdırır.
Ama o, defter aralarına hayal değil…
Kale direği çizer.
Serhat, kitapla topu aynı hayale sığdırmayı öğrenir.
Zor günlerde lunaparklarda kalecilik yapar.
Atılan penaltılara göğsünü siper eder.
Üç penaltının birini mutlaka çıkarır.
O kurtardığı her top…
Aslında eve götürdüğü bir ekmektir.
Bir gün yine lunaparkta penaltı kurtarırken kader kolundan tutar.
Onu Yeşil Yıldızspor’a götürür.
Artık lisanslı bir futbolcudur.
Ziya Gökalp Lisesi her yıl şampiyon olur.
O kupalarda onun da alın teri vardır.
Ardından Dicle Üniversitesi yılları…
Üniversite takımının kalesinde yine o durur.
Kazanılan her kupada adı sessiz bir güven gibidir.
Futbol onun için sadece bir oyun değildir…
Memleket kokusudur.
Çocukluk hatırasıdır.
Yoksulluğa karşı bir direniştir.
Ailenin yükü ağırlaşınca baba Zeki Bey karar verir:
Eskişehir’e göç.
Serhat çalışır…
Babasına destek olur.
Futbol hep kalbindedir…
Ama zaman bazen hayalleri bekletir.
İçinde kalan en büyük ukdelerden biri de futbol olur.
Yine de hayata yenilmez.
İki pırıl pırıl evlat yetiştirir.
Onlara dürüstlüğü…
Emeği…
Ve topun peşinden koşmanın masum sevincini öğretir.
Bugün hâlâ bir top gördüğünde gözleri çocuklaşır.
Çünkü bazı sevdalar yaşlanmaz.
Serhat’ın hikâyesi…
Bir baba duasının…
Bir memleket sevdasının…
Ve kale direkleri arasında büyüyen tertemiz bir yüreğin hikâyesidir.
Çünkü bazı hayatlar vardır…
Sessiz yaşanır…
Ama unutulmaz izler bırakır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.