Bir Babanın Vasiyeti

Şeyhmus Tanaman
Nam-ı diğer Hakkı Usta
Diyarbakırlılar Şeyhmus Tanaman’ı pek bilmez…
Ama “Hakkı Usta” dendi mi,
yediden yetmişe herkes tanır.
Çünkü bazı insanlar
isimleriyle değil…
arkalarında bıraktıkları duruşla anılır.
“Hakkı” dediler ona…
Adaletli oluşundan…
Hakikatin yanında duruşundan…
Mazlumun yanında, zalimin karşısında oluşundan…
Bu şehirde
bir insana verilebilecek
en ağır, en onurlu isimlerden biriydi bu.
Hakkı Usta…
Bu şehrin vicdanına verilmiş bir isimdi.
1926 yılında, Diyarbakır’ın Alipaşa Mahallesi’nde dünyaya geldi.
Henüz çok genç bir delikanlıyken
bir hayal kuruyordu…
O yıllar zor zamanlardı…
Darbeler, korkular, suskunluklar…
İnsanlar damgalanıyor,
gazetelerde yargılanıyordu.
Ve o genç adam…
Diyarbakır Dörtyol’unun köşesinde,
Atlas Şekercisi’nin önünde
mütevazı tezgahında
bir gün gecikmeli gelen gazeteleri satıyordu.
Ama aslında…
eksik olanı görüyordu.
Her manşette
bir sessizlik hissediyordu.
Ve içinden diyordu:
“Bir gün…
gerçeklerin korkmadan yazıldığı
bir gazete olmalı…”
Hakkı Usta’nın hayali büyüktü…
Ama hayat
her hayale zaman vermez.
Altı evlat bıraktı geride:
Nermin… Mirza… Mehmet…
Ahmet… Ayşe… Mustafa…
Servet değil…
Bir duruş bıraktı.
Bir karakter…
Bir vasiyet…
1999 yılında…
yüreğinde biriktirdiği onca yükle
kalbi sustu.
Ama bazı insanlar ölmez…
Sadece emaneti devreder.
Ve o hayal…
yıllar sonra
bir gazeteye dönüştü.
Ahmet Tanaman…
bir babanın vasiyetini yerine getirmenin
sessiz gururunu yaşadı.
Tigris Haber
artık sadece bir gazete değildi…
Bir sözün devamı…
Bir karakterin yansıması…
Bir namus borcuydu.
Bugün…
okunan her satırda onun sesi vardır.
Her haberde bir vicdan…
Her manşette bir duruş…
Ve her kelimede
bir öğüt:
“Haktan şaşma…”
Rahat uyu Hakkı Usta…
Emanetin emin ellerde.
Çünkü bazı vasiyetler
yazılmaz…
yaşatılır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.