Bir Doktor, Bir Yazar, Bir Diyarbakır Sevdalısı: Prof. Dr. Halil Değertekin

Bir ömür düşünün…
Bir yanında hastalar…
Bir yanında öğrenciler…
Bir yanında kitaplar…
Ve diğer yanında Diyarbakır…
Prof. Dr. Halil Değertekin…
1947 yılında Muş’un Varto ilçesinde dünyaya geldi.
Ancak hayatının asıl hikâyesi Diyarbakır’da yazıldı.
Ziya Gökalp İlkokulu…
Ali Emiri Ortaokulu…
Ziya Gökalp Lisesi…
Belki de bu yüzden Diyarbakır onun için yalnızca yaşadığı bir şehir olmadı.
Bir aidiyet,
bir sevda oldu.
1964 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdi.
Tıp eğitimini tamamladıktan sonra yeniden Diyarbakır’a döndü.
Çünkü öğrendiklerini bu toprakların insanlarıyla paylaşmak istiyordu.
Yıllar içinde hekimliği ve akademik çalışmalarıyla alanının saygın isimlerinden biri haline geldi.
Ama hiçbir zaman yalnızca mesleğiyle yetinmedi.
Hastalarını iyileştirdi,
öğrenciler yetiştirdi,
yaşadığı şehrin hafızasını korumaya çalıştı.
Diyarbakır surları onun için yalnızca taş duvarlar değildi.
Bir medeniyetin hafızasıydı.
Bu yüzden yıllarca surları araştırdı,
fotoğrafladı,
raporlar hazırladı
ve korunmaları için mücadele etti.
“Bir Ev Bir Sokak Bir Şehir” adlı eserinde eski Diyarbakır’ı anlattı.
Çocukluğunu…
Sokaklarını…
İnsanlarını…
“Zamanın Tanığı”nda hatıralarını paylaştı.
“Muhacirler” ile tarihin acı hikâyelerini gün yüzüne çıkardı.
“68’li Yıllar” kitabında ise bir dönemin tanıklığını kayıt altına aldı.
Yalnızca başarılı bir hekim ya da akademisyen değildi.
Diyarbakır’a olan sevgisi,
nezaketi
ve tam bir Diyarbekir beyefendisine yakışan duruşuyla da iz bıraktı.
Çünkü onun hikâyesinde yalnızca bilim yoktu.
Aynı zamanda bir şehre duyulan vefa da vardı.
Bugün geriye dönüp bakıldığında,
onun hikâyesi yalnızca başarılı bir doktorun hikâyesi değildir.
Bu,
bilimi,
kültürü,
tarihi
ve Diyarbakır sevgisini aynı hayatın içinde buluşturabilen bir ömrün hikâyesidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.