Bu yangın onları yakar!

Ülke zulüm cenderesi gibi

Çarşı Pazar yanıyor,

Alev, alev.

Kimileri üzülüyor,

Kimileri de saçlarını tarıyor.

Biz/bizler üzülüyoruz,

Üzülen tarafız. 

Aynı zamanda o tarafız zaten.

Tercih meselesi.

Birileri de saçlarını taramayı tercih edecek.

Hakları elbette.

Onlar bizim üzülmemize müdahil mi?

Değil ise, biz de onların tercihine müdahil değiliz.

Benim için çok sıkıntı değil, gençliğimde saçlarım gür ve kıvırcık iken bile hiç taramadım, sonrasında zaten hiç oralı olmadım. Bizim nesil biraz böyleydi, sonra kısa devrimci saç modeli falan filan derken bugüne kadar getirdik. İyi ki de taramaya, hele bir de jöleye, hiç merakımız olmadı.

Meraklı olana, olanlara sonradan tanık olunca, tercihimizin ne kadar doğru olduğu da yıllara sarih kanıtlanmış oldu.

Sahi, o jöleli ‘Aslan parçası’ nerede?

Bir zamanlar gazeteci, televizyoncu, milli damat pozisyonlarında, saçlarını taraya, taraya yürüyen, ahkâm üstüne ahkâm kesen, dolar, döviz ‘Gurmesi’, beyni ile ağzı arasına ağ örmüşler sınıfının çalışkan öğrencisini bu ara hiç göremiyor, duyamıyoruz.

Bence reis bu ve bunun gibileri, odalarda tutuyor, sabah, akşam fırsat buldukça kemerle dövüyordur.

Hiç de insanlık suçu değil vallahi.

Her kes hak ettiğini almalı.

Bu şimdi fırsat buldukça saçlarını da tarıyordur, dışarıdaki yangını, alevi gördükçe gaza geliyordur.

*

Nerden geldik bu konuya, çarşı-pazar derken.

Konu bu değildi yazıya başlarken.

Samimiyetle ifade ediyorum;

Vallahi de değildi billahi de değildi.

Ekonomik sıkıntılarımız var, tarifi mümkün olmayan sınırlarda seyrediyor. Kim saçını tarar, kim taramaz, derdi bizi mi aldı.

Yürekler yangın yeri, kalpler kırgın.

Dostluklar, arkadaşlıklar, akrabalıklar, kardeşlikler bir virüse teslim olmuş, askıda duruyor.

Ne zaman indireceğiz, onu da bilmiyoruz.

Her gün bir yakınımızı, dostumuzu, sevdiğimizi, çocukluk, gençlik arkadaşımızı uğurluyoruz!

Mahalleden, xançepekten komşum, arkadaşım, aile dostum İlhami Ceylan’ı da uğurladık.

Uzaktan uğurladık, vedalaşmadan, taziyesiz.

Bir varmış bir yokmuş misali, masal gibi!

Böyle bir finali hiç hayal etmemiştik, hiç birimiz.

Biz yine üzgünüz, kederliyiz, ancak, geleceğe umut taşımak isteyeniz.

Yangın ne kadar devam ederse etsin, umudumuz hep diri kalacak.

Varsın birileri saçlarını taramaya devam etsin!

Bu yangın, asıl onları yakacak!

Naci Sapan

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.