Selim Kaplan

Selim Kaplan

Çay, çekirdek, çul

Çay, çekirdek, çul

Herifler işe, çocuklar okula gönderilmiş, kahvaltının bulaşıkları yıkanmış ve hatta üzerine telveli bir kahve içilmiş sıra muhabbete gelmiştir.
Komşuların hanım ağası seslenir ”Haydi kızlar; çayınızı, çekirdeginizi, çulunuzu hazırlayın çıkarıya(açık havaya) çıkak.”
Hanımlar evdeki son rötuşları, gelinlik kızlar son makyajları yapar, sabilerin kıçına donlar giydirilir, bohçalar hazır ve kapı önüne çıkılır.
Çay için eskisi gibi gazocağı, çaydanlık almaya gerek yoktur. Termoslardaki hazır çaylar her ikisinin yerini almıştır.
Uzak yerler için, at arabaları ile yapılan yolculukların yerini, taksi, dolmuş ya da belediye otobüsü almıştır.
Birlikte, Diyarbakır özelinde; Gazi Köşküne, On Gözlü Köprüye, Hevsel Bahçeleri’ne, Hazreti Süleyman’a ya da en yakındaki park yerinde bir ağacın gölgesine gidilir.
Şimdilerde; yıllara meydan okuyan surların ana kucağı gibi sarmaladığı, sahabelerin türbelerinin uhrevi saadeti ve tarihin canlı tanığı Dicle Nehri manzaralı mekânların, nezih oturma alanı olarak kullanılabildiği, Hazreti Süleyman Camisi’nin bulunduğu alan favori yerlerden biridir.
Çıkarı mekânda; ağaç gölgesinde çullar serilir, sabiler alanda serbest bırakılır, nevaleler ortaya çıkarılır, sohbet mesafeli oturma düzeni alınır ve çaylardan ilk yudumlar boğazlardan inerken, Hanım ağanın “Eee daha daha nasılsız” sözü ile sohbete başlanır.
  • Hanımların bireysel sağlık sorunları
  • Evlerde yeni edinilen, eşyalar, elbiseler, takılar
  • Karı koca ilişkilerinde yaşanan sorunlar ve tecrübelilerin nasihatleri
  • Komşulara ilişkin dedikodular
  • Gelinlik kızların çeyizlikleri
  • Gençlere eş olabilecek kısmetler
  • V.b sosyal konular.
Çulların üzerine kimisi serilmiş, kimisi manken edası ile çömelmiş hanımların çay içerken aynı zamanda çekirdek çitledikleri bu sohbet, hazır bulunanlar için adeta aile danışmanlığı, yaşam koçluğu ve sosyal terapi etkisi yapmıştır.
Gam, keder dağıtılmış, sorular cevap bulmuş ve hoşça vakit geçirilmiştir.
Akşam yemeği hazırlamak için yeter zamanı kaçırmadan eve dönülür.
Çocuklar okuldan, herifler işten geldiklerinde, açık havanın sarhoşluğu geçmiş ve sosyal terapinin yarattığı ruhsal rahatlık devam etmektedir.
Hanımdaki bu rehavet adamın dikkatini çeker ve hoşnut bir ifade ile “Hanım günün nasıl geçti” sorusuna, hanımın verdiği cevap ”Komşularla çıkarıya çıktık” olunca, anlaşılır ki çay, çekirdek, çul terapisi yaşanmış ve her şey yolundadır.
Diyarbakır özelinde paylaştığımız bir bahar senaryosunun, coğrafyamızın diğer illerinde de benzer uygulama ve içeriklerle yaşandığı, oralarda yaşayan dostlarımızın paylaşımlarından ve ziyaretlerimizdeki gözlemlerimizden bilinmektedir.
Baharın tüm özelliklerini yaşattığı ve nerede ise yerini yaza bırakacağı bu günlerde; Çay, çekirdek, çul ile çıkarıya çıkmadı iseniz elinizi çabuk tutmanızda fayda vardır.
Hatta gelin baharın bu son pazarında, 28 Mayıs Pazar günü, komşularımızla birlikte, ailece çıkarıya çıkalım.
Önce oyumuzu kullanıp, vatandaşlık vazifemizi hakkı ile yerine getirelim.
Önümüzdeki beş yıl ahu vah edeceğimize, memleketimize sosyal terapi yaşatıp, oy kullanma hakkı olmayan çocuklarımıza; insanlarının dini, dili, ırkı ve renkleri ile barışık bir yönetim ve huzurun egemen olduğu bir geleceği armağan edelim.
Vazifenizi yerine getirip, çul üzerinde serilmişken, yudumlayacağınız çaylar ve çitlediğiniz çekirdekler için şimdiden afiyet olsun.
Saygılar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Selim Kaplan Arşivi
SON YAZILAR