DTSO-140 yıl ve kent aidiyeti

Dün Ticaret Odasının basın mensuplarıyla sohbet toplantısı vardı, bende katıldım. Ticaret odalarının kentler için ne kadar önemli kuruluşlar olduğunu, yıllar önce, yani 1980’li yılların başında tanık olduğum bir durumdan dolayı farkına varmıştım. O günlerden bugünlere TSO’nun tüzel kişiliğine hep kıymet vermişimdir.
Oda Başkanı Mehmet Kaya, dün sohbetin bir bölümünde odanın 140’ıncı yaşına vurgu yapıp, 2023 yılının yıldönümü olarak değerlendireceklerini söyleyince, odalarla ilgili kafamdaki o kıymetli durumu bir kez daha güncelledim, yıllar önce tanık olduğum meseleyi anlatıp kayıtlarda yerini alsın istedim.
Tam tarih olarak hatırlamıyorum, ancak 1980’li yılların ortaları gibi, 84-85 ya da 86 gibi zamanlar olabilir. Diyarbakır TSO’nun, Dağ kapı Dört yoldaki Suakar pasajının 3’üncü katında hizmet verdiği yıllar. Hatırladığım kadarıyla Oda Başkanı Felat Cemiloğlu idi.
Dünya gazetesinin kurucusu, eski Hürriyetçi Nezih Demirkent, bir toplantı için Diyarbakır’a gelmişti. Elbette Ticaret Odası ile ilgili bir toplantıydı. Sessiz sakin bir zaman olsa gerek, sohbet ediyorduk. Gazetecilerin duayeni olduğu için rahmetli Nezih beyi bir grup gazeteci pür dikkat dinliyor, ağzından çıkan kelimeleri kaçırmamak için çaba sarf ediyorduk. Gazeteciliğinin yanı sıra, iyi bir ekonomist, aynı zamanda ülke sorunlarına hâkim biriydi ve sözü dinlenirdi.
İçimizden biri Diyarbakır’ın ekonomisi ve Ticaret Odası ile ilgili ne düşündüğünü sordu Nezih bey’e… Sanki bu soruyu bekliyormuş gibi, bizi şimdi ayakkabı boyacısı emekçilerin olduğu bölgeye doğru götürdü ve Suakar pasajı binasını işaret ederek, ‘Bakın binaya ne görüyorsunuz’ diye sordu. Bakıyoruz, binada bol sayıda işyeri tabelası ve bir kenarda da Ticaret odasının bu binada olduğuna dair küçük bir tabela var. Ancak biz, Nezih beyin ne demek istediğini anlamadığımız için ‘pot’ kırmamak adına bir cevap vermiyoruz.
Tecrübeli adam konuştu, bize ders verdi.
Şöyle ifade etti; ‘Ticaret odaları çok önemli, kenti temsil eder, gelişimine, sanayisine, ticaretine katkı sunar. Binaya baktınız, Ticaret odamızın binasıdır diyemediniz, çünkü değil, kiracı. Bu oda bu binada kaldığı ve kendine ait bağımsız bir binası olmadığı sürece sizden hiçbir şey olmaz. Ne ticaret, ne sanayi, hiçbir halt olmaz’ dedi.
Devamında da, bunların olması için çaba sarf etmemizi, oda yetkililerini sıkıştırmamızı istedi. Sonradan öğrendik, Nezih bey gittiği her kentte, bizim gibi eksiği olanları uyarıyor, teşvik ediyor, destek veriyormuş.
Dün, Mehmet Kaya, Ticaret Odasının Cumhuriyet öncesi ve sonrası toplam 140 yıllık maziye sahip olduğunu söyleyince Nezih Beyin sözleri aklıma geldi. Daha sonra Ticaret odasının kendi yerinde, şimdi hastane olarak kullanılan binasına geçtikten sonra başlayan hareketliliği, gelişmeyi, sonraki adımları, oda yönetimi için kıran kırana gerçekleşen seçimleri, Fiskaya bölgesindeki, ardından şimdiki modern binayı getirdim gözlerimiz önüne; Sanayi, ticaret, istihdam ile ilgili alt yapı çalışmaları, kentle bütünleşmeyi buluşturdum kafamda. Oda Başkanı Mehmet Kaya’nın’da anlatmak istediği de buydu.
Nezih bey, o gün bize bugünleri anlatıyormuş aslında.
Böyle bir anekdot, DTSO’nun 140’ıncı yıldönümü çalışmaları için bir not düşmek istedim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.