Selim Kaplan

Selim Kaplan

Dünya vatandaşlığını hedeflemek

Dünya vatandaşlığını hedeflemek

On iki yıllık eğitim ve öğretim yaşantımızdan sonra, bir ay önce Yüksek Öğretim Kurumları Sınavına (YKS ), kimimiz ilk, kimimiz ikinci veya kimilerimiz daha fazlası kere girmiş olduk.

Girdiğimiz sınavın sonuçları, ÖSYM takvimine göre, 20 Temmuz’da açıklanacak.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınava 3 milyon 527 bin 463 adayın başvurduğunu (Komşumuz Gürcistan’ın nüfusu 3.750.000’dir), bunların 2 milyon 573 bin 156 adayın dört yıllık üniversite hedefi ile Alan Yeterlilik Testi (AYT)’ ne gireceğini ifade etmiştir.

Sayın Ersoy ayrıca; sınava girenlerden en gencinin 15, en yaşlısının 89 yaşında olduğunu ve 50 yaşın üzerinde 29 bin 650 kişinin olduğunu ifade etmiştir.

Adı eğitim ve öğretim sistemi olsa da, ilkokuldan itibaren eğitimin rafa kaldırıldığı, içinin kurslar ve ek derslerle doldurulduğu ilk, orta ve lise öğreniminden sonra, bu sınavda alacağımız puan; öğretim seviyemizi, sınavdaki heyecana hâkimiyetimizi, anne ve babalarımızın beklentileri dolayısı ile baskılamalarının seviyesini gösterecektir.

Geleceğimizin bir yarışmaya bağlandığı sınavda, alınan puanlara göre, bu yıl bir milyon ve biraz fazlası kişi üniversitede bir bölüme yerleşecek, iki buçuk milyona yakın öğrencinin umudu başka bahara kalacaktır.

Alacağımız puan aynı zamanda, geleceğimize yön vermede seçeceğimiz mesleğin de belirleyicisi olacaktır.

Seçeceğimiz mesleğe ilişkin tercih yaparken; Üniversitenin öğrenim görmek istediğimiz bölümlerinin olması, puanımızın bu bölümler için yeterli olması, üniversitenin bulunduğu yer, ikamet ettiğimiz yere uzaklığı, akademik yeterliliği, Devlet veya özel olması ve en önemlisi okuyacağımız yer için ekonomik yeterliliğimizin bulunması belirleyici olacaktır.

Bunlara ek olarak, eğitimini alacağımız meslekle ilgili gelecekte iş bulma şansımız, tercihimizde önemli bir etken olacaktır.

İş bulma ile ilgili; TÜİK’in 2021 yılı verilerine göre, Lisans mezunlarının istihdam oranının ortalama % 71,1 olduğu, en yüksek istihdam alanının % 82,7 ile sağlık alanı olduğu ifade edilmiştir. Ön lisans ta ise en yüksek istihdam oranının % 71,3 ile mühendislik, imalat ve inşaat işlerinde olduğu ifade edilmiştir.

Bu oranlar önümüzdeki yıllar için de geçerli olursa, bu yıl üniversiteye girenlerden % 30’unun, yani bir milyon kişiden yaklaşık üç yüz bininin, okuduğu bölüm doğrultusunda çalışamayacağını göstermektedir.

İki yüzden fazla üniversitenin bulunduğu günümüz Türkiye’sinde, Lisans, Yüksek Lisans ve hatta alanında Doktora yapmış insanların, asgari ücretle iş arıyor olmaları, bir şeylerin yanlış olduğunun göstergesi değil midir?

Dile getirdiğimiz ve kimimiz için özellik arz eden diğer hususları da göz önünde bulundurarak tercihte bulunurken, bir kısım velilerin “Çocuğumuz için tercihte bulunurken neye dikkat edelim?” sorusuna verdiğim cevabı paylaşmak istiyorum.

  • Dedem köylüydü, Babam Şehirli oldu, Ben Türkiyeli oldum. Çocuklarımın dünya vatandaşı olma mecburiyetleri vardır.
  • Tercihte bulunurken, çocuklarınızın da dünya vatandaşlığını hedeflemeleri gerekmektedir.

Şeklinde olmuştur.

Bir başka deyimle; çocuklarımızın yaşamları ve işleri ile ilgili, bizden daha iyi seviyede olmaları, boynuzun kulağı geçmesi (13 Haziran 2023 tarihli yazımız) ve dünya vatandaşı olma mecburiyetleri vardır.

Dünya vatandaşlığı ne demektir?

Bu soruya, iki bin dört yüz yıl önce, Sinoplu Filozof Diyojen “ Dünya vatanım, tüm insanlar kardeşim ve iyilik yapmak dinimdir” cevabını vermiştir.

Dünyayı vatan olarak bellemek ve bu vatanın her yerinde çalışabilmek için, günümüz şartlarında her coğrafyada geçerli olan İngilizce dilini bilmek, işimizi dünyanın herhangi bir yerinde yapabilme bilgi ve becerisine sahip olabilme mecburiyetimiz vardır.

Hatta nitelikli işçi ihtiyacının olduğu, kendi coğrafyamıza yakın ülkelerde çalışabilmek için, İngilizceye ek olarak, Rusça, Arapça veya Çince dillerinin bilinmesi iş bulmamızı kolaylaştıracaktır.

Örnek olması açısından, tanımaktan onur duyduğum, Türkiyeli bir dünya vatandaşının kısa hikâyesini paylaşmak istiyorum.

Türkiye’deki bir inşaat mühendisliği fakültesinden mezun olmuştu. Lise ve Üniversitede okurken İngilizceyi öğrenmişti. Mezuniyetinden sonra; önce Türkiye’deki bir kısım projelerde, sonra Türk şirketlerinin yurt dışı projelerinde ve daha sonra yabancı şirketlerin yurt içi ve dışı işlerinde çalışmıştı.

Ben kendisini tanıdığımda; bir yabancı şirketin Türkiye’deki milyar dolarlık inşaat projesinde yönetici idi ve projede; Türkiye, İtalya, Belçika, İngiltere, Güney Afrika, Peru, İran, Norveç ve daha birçok ülkeden dünya vatandaşları çalışıyordu.

YKS’den alacağımız puan ile bir Üniversiteye yerleşmenin gelecekte mutlu olmamız için yeterli olmayacağının bilinmesinde fayda vadır.

Üniversiteyi bitirdiğimizde, Türkiye şartlarına mecbur olmadan, dünyanın herhangi bir yerinde çalışabilme bilgi ve becerisinde olabilmemiz, iş ve sosyal yaşantımızda kariyeri yüksek bir birey olma şansımızı arttıracaktır.

Hafta sonuna doğru açıklanacak YKS sonuçlarına göre, tercihimizi yaparken, sadece üniversite mezunluğunu değil dünya vatandaşlığını hedeflemek, gelecekte kaliteli biri olmak ve kaliteli bir yaşamı hedeflemek olacaktır.

Tercihlerinizin yaşamınıza güzellikler katması temennisi ile hayırlı olmasını ve başarılarınızın daim olmasını dilerim.

Saygılar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Selim Kaplan Arşivi
SON YAZILAR