NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Emekli yılı mı, siyasetin sınav yılı mı?

Emekli yılı mı, siyasetin sınav yılı mı?

Farkındayız değil mi?
Yarın sabaha doğru hepimizin, topyekûn sınavı var.
Geçen yıl beklenmedik sınava tabi tutulduğumuzda, sarsılmış, üzülmüştük.
Ağır insanlık sınavına karşı nasıl tutum takınmamız gerektiğini bilemez bir konumdaydık.
Sonra, ne oldu?
Ateş düştüğü yeri yaktı
Deprem bölgelerinin dışında hayat normale döndü.
Askıya alınmış rantçılık askıdan idi, ‘Yola devam’ denildi.
Yaralar sarıldı mı?
Kısmen, tamamen değil.
Ölü sayısı henüz net değil, kayıplar, kayıp çocuklar var.
Ve de aradan bir yıl geçti.
Çıkardığımız sonuç, ders nedir?
Ya da ders çıkardık mı?
Şimdi bunu konuşup, tartışmak zamanı sanırım.
Yarın sabaha doğru aslında çok ağır sınavımız var, insanlık sınavı.
Kaybedilenlere karşı sınavımız.
Gelecek nesillere karşı insani sorumluluğumuzun sınavı da diyebiliriz.
Bir yıldır unutmak üzere geride bıraktıklarımıza bakmak, konuşmak, değerlendirmek, yaptıklarımız ve yapamadıklarımızın testine kendimizi tabi tutmamız, toplumsal sorumluluğumuzdur aslında.
Bu sınavı insani sorumluluğumuz gereği vermemiz gerekirken, mevcut durumu siyasi sınava tabi tutmak gibi bir yanlışın içine de düşmemek lazım. Şunu kabul etmek lazım ki, Türkiye, hem iktidar hem de muhalefet olarak siyasi sınavdan sınıfta çakmış durumdadır.
Seçilmek, başa geçmek, yönetim erkini elinde bulundurmak, bir kazanç gibi görünse de bazen hiç de öyle değil. Yurttaşı doğru yönlendiren, yanlışını kabul eden, gerektiğinde alandan çekilen ya da çekilenler insanlık sınavından başarı ile geçmiş demektir.
Bazen, kaybettiğimizi zannettiğimiz zamanlar kazanılmış zamanlar, kazandığımızı zannettiğimiz zamanlarda kayıp zamanlar olabilir.
İlk etapta farkında olmadığımız kazanç ve kayıpların, sonradan farkına vardığımızda, hatırlatmalarını hiç gözden kaçırmamak lazım ki, bir sonraki kayıp veya kazançların formatını daha iyi bir çerçeveye oturtabilelim.
Depremin yarattığı sonuçlar ile siyaseti yan yana koyuyorum, 31 Mart akşamıyla değerlendiriyorum. 31 Mart günü ve akşamı da çok önemli bir sınav. Hem iktidar için hem de muhalefet açısından son derece önemli bir sınav olacak.
Özellikle de DEM Parti için son derece önemli bir sınav olarak değerlendirmemiz gereken bir sürece giriyoruz. 2019 yerel seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’na destek veren İYİ parti ile DEM Partinin seçmenlerinin 31 Mart’taki tavrı çok önemli. Her iki partinin de tabanının vereceği karar, parti merkezlerinin dışında bir karar olursa, İmamoğlu kazanacak, partiler kaybedecek. Siyaset arenasında kartlar yeniden karılacak.
Seçmen alışkanları çok önemli, her seçimde bu alışkanlıkları farklı siyasi organizasyonlar adına konsolide etme çabası bazen sonuç vermeyebiliyor.
2024 yılı emeklilerin yılı mı, yoksa siyaset dünyasının sınav yılı mı olacak?
İzleyip göreceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
NACİ SAPAN Arşivi
SON YAZILAR