“Geç Kaldım” Demeyin: 62 Yaşında Sanatla Yeniden Başlayan Bir Kadının Hikâyesi
Emeklilik sonrası üretmeye başlayan Nevin Lütfiye Kıyak, resimden takı tasarımına, amigurumiden tiyatroya uzanan yolculuğuyla “her yaşta üretmek mümkün” mesajı veriyor. Kendi çabasıyla öğrendiği sanat dallarıyla birçok kadına ilham oluyor.

Emeklilikten Sonra Yeni Bir Başlangıç
Ankara doğumlu, iki çocuk annesi Nevin Lütfiye Kıyak, emekliliğin ardından hayatına bambaşka bir yön verdi. Annesinin rahatsızlığı nedeniyle yoğun bir dönem geçiren Kıyak, bir süre dinlendikten sonra üretime yöneldi.

Bu sürecin dönüm noktası ise kızının önerisiyle tanıştığı amigurumi oldu. Örgüyle oyuncak ve figürler üretmeye başlayan Kıyak, kısa sürede çevresinden olumlu geri dönüşler aldı. Bu ilgi, onun yeniden üretmeye sarılmasını sağladı.
Sanatla Gelen Özgüven
Aslında sanatla bağı çok daha eskiye dayanıyor. Meslek lisesinde giyim ve sanatlar eğitimi alan Kıyak, gençlik yıllarında edindiği becerileri yıllar sonra yeniden hayatına dahil etti.

İnternetin sunduğu imkanlardan yararlanarak kendini geliştiren Kıyak, özellikle video içerikleri üzerinden yeni teknikler öğrendi. Yerel belediyenin kurslarına da katılarak takı tasarımı ve resim alanında kendini ilerletti.
Yağlı boya ve portre çalışmalarıyla karma sergilere katılma fırsatı bulan Kıyak, sanatın hayatındaki yerini her geçen gün daha da büyüttü.
Zorluklara Rağmen Vazgeçmedi
Her üretim sürecinin kendine özgü zorlukları olduğunu belirten Kıyak, özellikle malzeme temini ve ekonomik şartların zaman zaman süreci zorlaştırdığını ifade ediyor.
Ticari bir beklentiyle değil, tamamen gönüllü bir motivasyonla üretmeye devam ettiğini söyleyen Kıyak, yaptığı ürünleri satmak yerine sevdiklerine hediye etmenin kendisini daha mutlu ettiğini dile getiriyor.
Sanatın Bir Başka Yüzü: Tiyatro
Sanat yolculuğu yalnızca el emeğiyle sınırlı kalmadı. Kızının tiyatroya olan ilgisi sayesinde sahneyle tanışan Kıyak, zamanla bu alanda da eğitim aldı.
Yaklaşık altı aylık bir eğitimin ardından sahneye çıkan Kıyak, farklı şehirlerde düzenlenen etkinliklerde de yer aldı. Sağlık sorunları nedeniyle şu sıralar aktif olarak sahneye çıkamasa da tiyatrodan kopmadığını söylüyor.
“Kadın Üretendir”
Kıyak’a göre üretmek, kadınla özdeş bir kavram. Kadının yalnızca biyolojik değil, sosyal ve ekonomik anlamda da üretimin merkezinde yer aldığını vurguluyor.
Toplumda belli bir yaştan sonra çizilen sınırların gerçekçi olmadığını belirten Kıyak, “Hiçbir şey için geç değil” diyerek özellikle kendini geri planda hisseden kadınlara sesleniyor.
“Geç Kaldım” Diyenlere Mesaj
Ünlü yazar Lev Tolstoy’un ileri yaşta bisiklet öğrenmesini örnek gösteren Kıyak, öğrenmenin ve üretmenin yaşı olmadığını savunuyor.
Günlük hayatında üretmeye devam ettiğini anlatan Kıyak, yarım kalan işlerini tamamladığını, yeni fikirler araştırdığını ve okumaya zaman ayırdığını belirtiyor. Üç kedisiyle ilgilenmek de gününün önemli bir parçası.
Hayatın İçinden Bir İlham Hikâyesi
Yaşadığı zorluklara ve sağlık sorunlarına rağmen üretmekten vazgeçmeyen Kıyak, hayatındaki en büyük motivasyonun “yaşama sevinci” olduğunu söylüyor.
Geçmişte yaşadığı kayıplara rağmen yeniden ayağa kalktığını ifade eden Kıyak, ürettiklerinin beğenilmesinin kendisi için en büyük mutluluk olduğunu dile getiriyor.
“Öğrenmekten Vazgeçmeyin”
Sanatın insan hayatındaki önemine dikkat çeken Kıyak, sözlerini güçlü bir mesajla tamamlıyor:
“Öğrenmekten ve üretmekten vazgeçmemek gerekiyor.”
Onun hikâyesi, sadece bir bireyin değil; hayata yeniden başlamak isteyen herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir örnek olarak öne çıkıyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.