KARDEŞLİK: SLOGAN MI, SORUMLULUK MU?
Mitinglerde, taziyelerde dillerden hiç düşmeyen kardeşlik kelimesi çoğu zaman bir slogan olarak kullanılıyor.
Ortada ilkesel bir duruştan ziyade, taraflı bir seçicilik vardır. Bu seçicilik, kardeşlik iddiasını zayıflatan en büyük çelişkidir.
Örneğin günümüzün hegemonik ümmet anlayışı "Kürd milliyetçiliğini mahkûm ederken, Türk, Arap ve Fars milliyetçiliğini görmezden gelebilmektedir.”
Bir hak, diğerinden esirgendiğinde “ümmet” kelimesi artık bir değer değil; süslü bir araç hâline gelir.
Bu ikircikli ümmet anlayışı Kürdlerde güven kaybının yaşanmasına sebep olmaktadır.
İslâmiyet, bazı kavimlerin tapulu malı değildir. Ve Kürdlerin Müslümanlığı diğer müslüman kavimlerden geri de değildir.
Samimiyetle cevaplayalım: “Kürd” diye bir kavim var mıdır? Varsa bu kavmin İslam hukukuna göre hakları nelerdir? Türk'e, Arab'a, Fars'a helal olan Kürd'e haram olabilir mi? Kürd'e haram olan Türk'e, Arab'a, Fars'a helal olur mu?
Bu kardeşlik sınavında iki yol var:
Birinci yol, güçlünün üstünlüğüne dayanan, çıkar ve hırs sarmalındaki Habil ile Kabil kardeşliği. Bu kardeşlik bize şunu söyler: Adalet kaybolduğunda, kardeşlik de kaybolur.
İkinci yol, Yusuf ile Bünyamin’in kardeşliği. Bu hikâye, gerçek kardeşliğin asıl ne zaman başladığını hatırlatır. Asıl kardeşlik, güç elde edildiğinde başlar. Çünkü adalet, zayıfken talep edilen bir hak değil; güçlüyken gösterilmesi gereken bir erdemdir.
Bu toprakların tarihine bakıldığında, Türkler ile Kürdlerin omuz omuza verdiği nice mücadele ve paylaşılan nice kader sayfası görülür. Bu aziz vatanı birlikte kurdular.
Sormak istiyorum: Azerbaycandaki Türk kardeşlerimiz için gösterilen hassasiyet Suriye'deki Kürd kardeşlerimizden neden esirgeniyor? Ülkemizde milyonlarca Kürd yaşamaktadır. Kürdler, kardeş değil mi?
Selahaddin Eyyubi’nin torunları, bugün yaşananları hak etmiyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.