1. YAZARLAR

  2. Muhammed Hasan Kaya

  3. KONTROLSÜZ ÖFKEMİZ
Muhammed Hasan Kaya

Muhammed Hasan Kaya

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KONTROLSÜZ ÖFKEMİZ

A+A-

Bir düşünün bakalım en çok çatıştığınız insan ya da insanlar kimler ? Bunun cevabı muhtemelen en çok iletişim kurduğunuz kişiler olacaktır. Anne, baba, eş, çocuk, iş arkadaşınız, duygusal ilişki yaşadığınız kişi vs. Çünkü en çok iletişim kurduğumuz insanlarla çatışırız. Bu çatışmalar bazen kontrol edilemeyen öfke patlamalarına sebep olmaktadır. Çoğu zamanda geri dönüşü olmayan ve sonrasında pişman olduğumuz bir takım davranış örüntüleri ortaya koyarız. Bu noktada öfkemizi kontrollü yaşamak sosyal ilişkilerimizin sağlıklı ilerlemesi adına önemlidir.

Toplumumuzda öfke çok anormal bir duyguymuş gibi algılanır. Oysa ki öfke; sevgi, üzüntü, mutluluk gibi çok insani bir duygudur. Ancak yıkıcı sonuçlara yol açıyorsa yani insani duyguyu kontrollü yaşamıyorsak o zaman bu öfke kabul edilebilir olmaktan çıkar.

Öfkenin daha çok sosyo-kültürel olarak beslendiğini görmekteyiz. Çünkü bizim toplumumuzda öfkeye cinsiyetçi anlamlar atfedilir. Mesela bir erkek öfkelendiği zaman bunun, doğasına uygun olduğunu kabul edip normalleştiririz. Ancak bir kadın öfkelendiği zaman, ‘şirret, cazgır, cadı’ vb. etiketlemelerle bu durumu yadırgarız. Ancak gerçek şudur ki öfke bir duygudur ve insana özgüdür.

Öfke; bireyin herhangi bir engellenme, adaletsizlik, benliğine ya da değerlerine bir tehdit hissettiğinde yaşadığı duygudur.

Aynı kişi aynı konuya bazen öfkelenirken bazen de öfkelenmeyebilir. Bu kişinin o an ki ruhsal dinamiklerine bağlıdır. Bunun yanı sıra aynı konuya hepimiz farklı tepkiler verebiliriz. Beni öfkelendirmeyen aynı durum sizi öfkelendirebilir. Bu farklı tepkisellik durumuna sebep olan şey, kişinin toplumsal değerleri, kişilik yapısı, bulunduğu ruh hali ve karşısındaki kişinin kim olduğuyla alakalıdır.

Öfkenin ortaya çıkmasına yol açan birçok duygu vardır:

* Üzüntü

* Kaygı

* Anlaşılamama

* İtilmişlik

* Yalnızlık

* Hayal kırıklığı

* Merak

* Haksızlık

İnsanlar kendilerini çıkmazda hissettiğinde, anlaşılmadığında, engellendiğinde, tehdit olarak algıladığında, kendisi için değerli olan şeylere saldırıldığında öfkelerini kontrol etmekte güçlük yaşayabilirler. Bu esnada söylenenlere değil de kişiye bakılması gerekir. Karşınızdaki kişi sizin için ne kadar değerli ? Bu durum bizim karşımızdaki kişiyi ne kadar tolere edeceğimizi de belirler. Olumlu ya da olumsuz her duygu gibi öfkenin de bir ömrü vardır. Bu ömür tamamlandığında öfke kaybolur. Öfkeye neden olan problemlerin bireyde devam etmesi kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkiler. Öfkenizi kontrol edemezseniz, haklı olduğunuz durumda bile haksız duruma düşebilirsiniz. Sinirinizi doğru bir şekilde ifade edememeniz, geri dönülmesi imkansız durumlara ve pişmanlıklar yaşamanıza sebep olabilir. Öfkenizi sağlıklı bir biçimde aktarabilmek için önce kendinizi tanımanız ve isteklerinizi bilmeniz gerekir. Duygularınızı açıkça ifade edebiliyor ve sorumluluklarınızı biliyorsanız, olumsuz duygularınızı da karşı tarafa sağlıklı bir biçimde aktarabiliyorsunuz demektir.

Öfkeyi ‘sürekli öfke’ ve ‘durumsal öfke’ olarak ikiye ayırırız. Sürekli öfke yaşayan kişilerin yaşadıkları durumun temelinde bir ruhsal bozukluk olduğunu görmek çok zor değil. Havadan nem kapan, öfkelenecek bir şey illaki bulan patolojik boyutta öfkesini yaşayan ve ruh sağlığı uzmanlarından destek alması gereken bu kişileri, bu kategoride değerlendirmek mümkündür. Bu kişilere öfkesini kabul ettirmek de bir hayli güçtür.

Durumsal öfke ise kişinin o anki duygusuna bağlı olarak gelişen sağlıklı bireylerin yaşadığı öfke türüdür. Ancak öfke kontrolü yapılmazsa kişi sonunda utanç duygusu yaşayabilir.

KİŞİNİN ÖFKE KONTROL PROBLEMİ VARSA DÜŞMANA İHTİYACI YOKTUR... kontrolsüz yaşadığı öfke onun en büyük düşmanıdır. Hayat yaşanacak kadar uzun değil, kontrolsüz öfkeyle sevdiklerinizi kırıp sonrasında büyük pişmanlıklara neden olmayın.

Öfke kontrolünü sağlamak için yapmamız gerekenler şunlardır:

1. Nefes Egzersizi; 4 saniyeye yayarak burundan nefes alıyoruz, 2 saniye nefesimizi tutuyoruz, 6 saniyeye yayarak da nefesimizi ağızdan veriyoruz. Bu egzersizin diğer adı ‘Diyafram egzersizi’ dir. Bu egzersizi yaparken diyaframın çalıştığından emin olmak gerekir. Eğer burnunuzdan nefes aldığınız esnada karnınız öne doğru şişiyorsa doğru yoldasınız. Bu egzersizi öfkeli olduğunuz esnada ardışık olarak 7 ila 10 defa tekrarladığınızda vücudunuza ‘sakin ol’ , ‘her şey yolunda’ mesajı verirsiniz.

2. Kas Egzersizi: Kaslarınızı 5 saniyeye yayarak bölge bölge gerip gevşetiyoruz. Bu bölgeler sırasıyla; kollar, baş-boyun, omuz, kalça ve bacaklardır.

3. Spor, yürüyüş, yoga gibi fiziksel aktiviteyi artıran egzersizler yapmak halk arasında mutluluk hormonu olarak bildiğimiz ‘Serotonin’ salgılar.

4. Mizaha başvurmak: Öfkelendiğimiz bir durum geliştiğinde bu durumla mizaha başvurarak üstesinden gelebiliriz. Ancak bu noktada dalga geçmemek ve karşımızdaki kişiyi küçümsememek önemlidir. Aksi takdirde karşımızdaki kişiyi öfkelendirebiliriz. Yine öfkelendiğimizde komik videolar izlemek, karikatür okumak, komedi filmi izlemek ve stand up gösterilerini izlemek bize iyi gelecektir.

5. Çevre Değişikliği; öfkelendiğimiz bir durum geliştiğinde öfke kontrolümüz zayıfsa bulunduğunuz ortamı terk etmek ya da ortam değişikliği yapmak, öfkenin yıkıcı sonuçlarından bizi koruyacaktır.

 

Mutluluğu Venedik’ te aramayın size değer veren, sizi özel hissettiren insanlar, mutlu olabilmeniz için tek kaynağınızdır. Öfkenizi kontrol edin ve onları kaybetmeyin...

Bu yazı toplam 329 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.