Selim Kaplan

Selim Kaplan

Milliyetçiler Kürtlerin dilini sahiplendiğinde

Milliyetçiler Kürtlerin dilini sahiplendiğinde

Geçen hafta Diyarbakırdan uçakla İstanbul'a giderken, Kayseri, Sivas dolaylarında, Şubat ay'ı olmasına rağmen, bir kısım yüksek yerlerin haricinde, Anadolu'nun orta yerinde kar olmadığını gördüm.

Bu manzaradan ziyadesiyle üzülerek etkilendiğimi belirtmek isterim. Geçmiş yıllarda, bu mevsimde ve bu coğrafyanın özellikle kırsal kesimlerinde, metrelerce kar olur, tipiden Sivas Erzincan yolu kapanırdı.

Türkiye coğrafyasında sadece orta Anadolu’da değil memleket coğrafyasında hal böyle iken, Allah'ın bereketini esirgediği bu topraklarda, siyasilerin yalan dolanlı, ötekileştirici söylemlerinin ise bereketi gün geçtikçe artacak gibi!

Geçmiş seçimlerde yediğimiz pilavı, ısıtıp tekrar önümüze koyuyorlar!

Piyasada en kolay kazanç yolu, nerede ise her gün televizyonlarda görmeye alıştığımız dolandırıcılık ise de, siyasette en kolay kazanç yolu, karşı tarafı yalan da olsa teröristlikle karalamak.

Politikacılar, açılmış ağızlarının çuvalına, yerde kalmış, çöplük olmuş, kötüleyici, aşağılayıcı ne bulurlarsa atıyorlar. Nasıl olsa milletin hafızası zayıf, dün yaşadığına değil bu gün ağızdan çıkana bakar!

Hafızamızla da bu şekilde de alay ederler.

- Sayın Cumhurbaşkanının en az üç çocuk yapın demesine rağmen, nüfusumuz geçen yıla oranla binde 6,0 azalmış,

- Nüfus yapımız dengesini kaybetmiş, %93'ü şehirlerde, %7'si köylerde yaşıyor, tarımda üreten toplumdan, tüketen topluma evrilmişiz,

- Nüfusun yarısından fazlası Pahalılığın inlettiği garibanlar olmuş,

- Tahsilli işsizler ordusu milyonları bulmuş,

- Deprem felaketinin yarattığı travma, yaşattığı acılar, kaybolan canlar,

kimsenin umurunda değil!

Ama olsun!

Akıllı beyinlerimiz yurt dışına kaçıyor olsa da, biz uzaya asker gönderdik ve uzayı fethettik.

Millet uzaya bilim adamı gönderiyor, biz uzay fatihi yaratıyoruz?

Memleketin geleceğini ipotek altına alan sorunların çözümüne dair tek kelime yok.

Yalan da olsa karşı tarafa çamuru at, tutmazsa da izi kalır.

Önümüzdeki yerel seçimlerin propaganda dönemini yaşadığımız bu günlerde, Sayın Cumhurbaşkanımız sayesinde, geçmiş seçimlerden farklı bir söyleme daha tanık olduk!

Kendileri, depremin acısını iliklerine kadar yaşamış Hatay'da, "Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay'a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı" ifadesinde bulunmuştur.

Sayın Cumhurbaşkanımız aleni olarak, bize oy vermezseniz garip ve mahzun kalırsınız demiş ve milleti tehdit etmiştir.

Otuz beş yıl önceki yerel seçimlerde de, Sayın Turgut Özal " eli kolu bağlı belediyeler yaratmayın" diyerek milleti tehdit etmiş ve seçim sonucunda hüsran yaşamıştır.

1983 genel seçimlerinde, darbenin lideri Sayın Kenan Evren'in oy vermeyin dediği ANAP'ı, millet tek başına iktidar yapmıştır.

Tarih bize göstermiştir ki, bu millet kendisine parmak sallayanları asla af etmez!

Ve hatta diyorlarsa ki " biz seçimleri zaten otomatiğe bağlamışız!"

Yani Kafkas ülkelerindeki her seçimde olduğu gibi, seçim sonuçlarını ; Azerbaycan'da %93'e, Türkmenistan'da % 73'e, Özbekistan'da %80'lere bağladıkları gibi, Türkiye'de de seçim sonuçlarını, iktidar ve muhalefet olarak, el ele verdik iktidar lehine % 52'lere bağladık.

O zaman demokrasiden söz edip milletle alay etmeyin.

Bu millet göstermelik demokrasiyi yüz yıl önce terk etti!

Bu tarz düşünce, geçmişte olduğu gibi, mevcut politikacıları da tarihin tozlu sayfalarına göndermesini de bilir.

Demokratik seçimlerin olduğu, gerçek demokrasilerde böyle midir?

Sosyal demokratlar milliyetçilere, milliyetçiler sosyal demokratlara yönelik projelerini dillendirip uygulayarak, karşı tarafın seçmenini etkilemeye çalışırlar.

Ülkemizde de; sosyal demokratların muhafazakarların yaşam tarzlarına, milliyetçi partilerin Kürtlerin ana diline sahip çıkmaları çok mu imkansız?

Politikacılarımız bu tür söylemler ve icraatlarla karşımıza çıktıklarında, gerçek demokrasiyi yakaladığımıza inanacağız.

Temennim; her türlü acıyı yaşamış ve hala yaşamakta olan bu milletin, hakkı olan gerçek demokrasiye en kısa zamanda kavuşmasıdır.

Zor değil!

Bunun için; politikacılarımızın dürüst ve milletin menfaatini esas almaları, vatandaşlarımızın da politikacıları duyguları ile değil akılları ile dinlemeleri ve sisteme küsmeden, oylarını akıllı yönde kullanmaları yeterli olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Selim Kaplan Arşivi
SON YAZILAR