Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

Sıcak savaşlar dünyayı üşütecek

Ukrayna’da süren savaş dünyada güç dengeleri açısından yeni bir evreye doğru yol alıyor. Nükleer silahların da alarma geçirildiği bu krizin ekonomik, askeri ve siyasi sonuçlarının önümüzdeki süreçte daha da keskinleşerek devam edecektir. Rusya ile ABD’nin başını çektiği Batı dünyası arasındaki çatışma, iki kutuplu bir dünyaya doğru yol alacağı anlaşılıyor. Ukrayna’daki sıcak çatışmalar bir süre anlaşmayla sonlansa bile; Rusya ve Batı arasındaki güç savaşları, ekonomik ve siyasal alanda daha da sertleşerek devam edeceği anlaşılmaktadır. Kısacası çok uzak olmayan gelecekte dünyayı üşütecek sıcak günler bekliyor gibi.

*

Ukrayna-Rusya savaşı ekranlara yansımasıyla savaşların ne kadar yok edici olduğunu bir kez daha gözler önüne sermeye başladı. Her akşam televizyonların başına geçildiğinde bol aksiyonlu filmler gibi izliyoruz. Bombalar havada uçuşuyor, binalar alev topuna dönüyor, insanlar bu yıkımdan canlarını nasıl kurtaracağının derdinde çaresizce ailelerini ve kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Yaşadıkları şehirleri terk ediyorlar. Sınır kapılarına yetişmeye çalışıyorlar. Birbirinden trajik insan dramları ekranlardan akıp geçiyor.

Savaşlar hakkında şimdiye kadar izlediğimiz filmler, okuduğumuz romanlar ve şiirler bizi farklı dünyalara götürüyordu. Bir savaşı kitaptan okuyup, ekranlarda izlemekle bizzat içinde olmak farklı iki dünyada yaşamak gibidir. Savaşların ne kadar yıkıcı, öldürücü ve kötü bir şey olduğunu teorik olarak bilmekle, bizzat savaşın içinde yaşamak. Biri yaşıyor diğeri de onu hissetmeye çalışıyor. Tabi ne kadar hissedebilirse.

Bombaların yanı başlarında patlamaya başlamasıyla ve insanların evlerinin, dünyalarının başlarına yıkılmasıyla, her patlamada ailesinden, akrabalarından, hemşerilerinden birilerinin paramparça olmasına tanık olmak; çaresizlik içinde, can havliyle çoluk çocuğunu nasıl kurtaracağım diye çırpınan bir insanın yaşadığı travma artık onun ömrü boyunca unutamayacağı anlardır.

Her ses duyduklarında yaşadıkları o travma akıllarına gelecektir. Tıpkı depremlerde enkaz altından kurtulanların yaşadıkları gibi ömür boyunca her sarsıntı da o anı tekrardan yaşadıkları gibi.

Savaş sadece evleri binaları, kurulu düzenleri, yıkmakla kalmıyor. Savaş sonrası maddi yıkımlar bir şekilde yerine daha iyileri de inşa edilebiliyor. Ama insan üzerindeki yıkımlar hiçbir şekilde tamir edilemiyor. Savaşlar bir yerde bitiyor ama insanlar üzerindeki yıkımları ömür boyunca devam ediyor. Bu yüzden savaşlar en çok insanlığı öldürmektedir. Savaşlarda en çok siviller zarar görüyor. Siviller içinde de kadınlar ve çocuklar savaşların en mağdurları oluyorlar. Erkekler savaşırken kadınlar ve çocuklar savaşların sonuçlarına katlanmak zorunda kalıyorlar.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.