Diyarbakır CHP’de bir tekerrür mü?

Tarih mi tekerrür eder, olayların benzeri mi tekerrür eder?

 Toplumsal ve bireysel manada tahlil edilmesi, tartışılması, konuşulması gereken bir durum, ayrıca, ülkeleri ve dünya genelini tahlil ederken de konuşulması, tartışılması gereken bir mesele bu tekerrür meselesi.

*

Girişte neden bu notu düştüm, anlatayım. Milletvekili adaylığı yaptığım Cumhuriyet Halk Partisinin Diyarbakır il teşkilatındaki gelişmeleri bir süredir belli sınırlar çerçevesinde izliyorum, takip ediyorum. Genelde bulunduğum her ilde mevcutların işine karışmadan izliyor ve gözlüyorum.

Bu çerçevede Diyarbakır CHP’deki hareketliliği de gözlemeye çalışıyorum.

Biraz geriye gidiyorum, yaklaşık bir yıl önce il yönetimi görevden alınmış, yerine atama yapılmıştı. Genel merkezin atadığı il başkanı ve yönetimi seçimle iş başına gelmek üzere kongreye gitti. Eski il Başkanı Mehmet Sayın’ın da içinde yer aldığı Gönül Özel başkanlığındaki yönetim kongre yarışından galip ayrıldı. Bir süredir bu yönetim görevini sürdürüyor, ancak iç çatırdı ve çatışmaların varlığı dışarıya yansıdı, mevcut yönetimin büyük bölümü, ilçe teşkilatları 75 imza toplayarak kendi seçtikleri başkanın görevini sonlandırmak üzere olağanüstü kongreye gidilmesini istiyor.

İmzalar genel merkezde, olağanüstü kongrenin yapılıp yapılmayacağı yönünde karar bekleniyor. Ya da bunların dışında bir atama da mümkün olabilir, bilemiyorum.

Bütün bunların dışında, imza toplayanlar, düşündükleri olmazsa mahkeme yolunu tercih edeceklerini, gerekirse durumu kayyum atamasına kadar taşıyacaklarını ifade ediyorlar.

En başta belirttiğim o olayların, tarihin tekerrürü meselesini işte bu aşama için not düştüm.

Aynı sıkıntılar 2012 yılında da yaşanmıştı. İl yönetimi görevden alınmış, atama gerçekleşmişti. Sonraki aşama, mahkemeler, 6 kez olağanüstü kongre kararı, yetmedi, işin içinden çıkılamadı, parti yönetimine kayyum atandı. Sonra normale döndü, ancak, partinin Diyarbakır’daki yapılanmasının sağlıklı olmamasının nedeni; mahkemeler, kayyum, iki yıl boyunca parti içinde yaşanan kaotik durumdur.

Şimdi de, Diyarbakır CHP’de kişiler eliyle geçmişte yaşanmış olayların tekerrür etmesi gibi bir olasılık söz konusu. Bu işleyişin demokratik bir işleyiş olduğu savunulabilir, savunanlar da olabilir, ancak gelişmeleri yakından bilen insanlar olarak, demokrasi kavramının arkasına sığınarak bardağın dolu tarafını sunmamak gerektiği kanaatindeyim. Sorunların uzlaşılarak çözülmesi gereken bir aşamadayız. Bireysel, gurupsal çıkarlar gözetilerek yol, yöntem belirlemek için doğru bir zaman değil.

Mahkemeyle, kayyumla sorunlarına çözüm arayan sosyal demokrat bir partinin, iktidar olmak için oylarına talip olduğu kararsız seçmeni ikna etme ve oylarını kendi hanesine yazdırma çabasının başarı oranı da tartışılır hale gelir.

Siyaseten güvenli liman arayışında olan kararsız seçmen, kendi içinde sorunlarını çözememiş iktidar adayı partiye neden güvensin!

Top, genel merkezde; radikal, doğru karar verilmeli, il teşkilatı kaotik ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Kayyumlu yönetim anlayışına karşı olan partinin il teşkilatını böyle bir zeminden uzak tutmak genel merkezin görevi ve sorumluluğudur.  

Naci Sapan

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.