Şehmus Kızılaslan

Şehmus Kızılaslan

Diyarbakır’da Futbolun Kötü Gecesi

Diyarbakır’da Futbolun Kötü Gecesi

Amedspor için sezonun en kritik virajlarından biri olarak görülen Sakaryaspor karşılaşması, ne yazık ki futbolun güzellikleriyle değil; saha içi gerilim, tribünlerdeki suskunluk ve gece yarısı gelen ayrılık kararıyla şok etkisi yarattı.

Muhteşem Taraftarın Sessizliği Üzücü

Haftalardır “madde atmayın, attırmayın” çağrıları yapıldı. Sporcular, yöneticiler, hatta bazı milletvekilleri taraftara sağduyu mesajı vermişti. Tabi ki dün gece Diyarbakır’daki 33 bin kişi kapasiteli stadyumun atmosferiyle kırılması beklenen “desibel rekorları” ise tam bir fiyasko oldu.

Tribünlerin tamamı doluydu ama ses yetersizdi. Sahaya yansıyan o yetersiz sessizlik tablosu ise bambaşkaydı. Coşku vardı ama süreklilik yoktu. Destek vardı ama rakibe baskı yoktu.

Taraftar, takımların en büyük gücüdür. Özellikle Şampiyonluk yolunda yürüyen bir takım için iç saha atmosferi çok ama çok önemlidir. İç sahada taraftarın tribünlerden takımına vereceği destek ve sahaya yansıtacağı çoşkunun sürekliliğiyle rakibi baskı altına alması maçın seyrini değiştirebilecek unsurlardan biridir.

Taraftar dün akşam o muhteşem ses gücünü yeterince kullanmadı. Bazı taraftarlar sadece maçı izlemekle kaldı. Oysa bu takım, özellikle böyle kırılma anlarında tribünün itici gücüne her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğu bir gündü.

Bununla birlikte, tüm çağrılara rağmen yine sahaya yabancı madde atılması ve kötü tezahüratların duyulması, olası cezaların kapısını bir kez daha araladı.

“Gelecek Ceza, Şampiyonluk Yolunda Nasıl Bir Etki Yaratacak?”

Evet, saha içinde ve sonrasında yaşanan ve görmek istemediğimiz o çirkin görüntüler maalesef tekrar sahnede yer aldı.

Maçın bitiş düdüğüyle birlikte tansiyon daha da yükseldi. Amedspor taraftarlarının sahaya yabancı madde atması asla kabul edilir bir tarafı olamaz-olmamalı da. Çünkü şampiyonluğa giden bir takımın önüne engeller çıkarılmamalı, engel olabilecek şeyler bertaraf edilmeli. Sergilenen bu tür davranışlar ise hiçbir zaman cezasız kalmıyor.

Maçta Sakaryaspor’lu Burak Bekaroğlu’nun bitime dakikalar kala kale önünde başladığı el kol hareketi ve buna maç bitimi sonrası devam etmesi, hem futbolcularla hem de yöneticilerle yaşadığı tartışmaların yanı sıra kameralara yansıyan o “sinkaflı küfürlü” ifadeleri ise gecenin en çirkin görüntüsüydü.

Profesyonel futbol, rekabetin yüksek olduğu bir arenadır. Ancak küfür ve tahrik, hiçbir formaya yakışmaz. Özellikle milyonların izlediği bir platformda bu görüntüler Türk futboluna da zarar verir.

Kırılma Anı Hem Liderlik Gitti Hem de 2 Puan

Sahaya dönecek olursak…

Üç hafta önceki Erzurum deplasmanındaki kötü futbol ve mağlubiyet, ardından gelen beraberlik ve 2-0’lık galibiyetle telafi edilmiş gibi görünüyordu. Ancak Sakaryaspor karşısında bırakılan 2 puan sadece bir beraberlik değildi. Liderliğin kaybı, ligdeki Psikolojik üstünlüğün zedelenmesi, Şampiyonluk yoluna rakiplerinin gerisine düşülmesi, Tribünle iletişimin sorgulanması ve şampiyonluğa yürüyen bir takım, iç sahada bu tarz kayıpların hiçbir zaman kabul edilir. Bir tarafı olamaz olmamalı Hele ki rakiplerin puan kaybını beklemeden kendi işini kendin bitirmen gerekirken…

Gece Yarısı Operasyonu

Ve gece saatler 00:00’ı gösterdiğinde kulüpten şok bir açıklama geldi. Sinan Kaloğlu ile yollar ayrıldı. Gece yarısı yapılan bir ayrılık kararı, zaten kırılgan olan atmosferi daha da sarsar. Sinan Kaloğlu dönemi bitti. Peki sonuç, zaman zaman etkili futbol, zaman zaman kırılgan savunma, futbolda ki atmayana atarlar felsefesi , kritik maçlarda puan kayıplarının sorumlusu sadece teknik direktör müydü? Yoksa kaçan net pozisyonlar, tribün baskısının eksikliği, saha içi stres yönetimi…

Bunların tamamı bir bütünün parçalarıdır. Futbolda faturayı tek kişiyle kesmek kolaydır. Ancak gerçek çözüm, yapısal sorgulamayla gelir.

Şimdi Ne Olacak?

Amedspor şu anda şampiyonluk yarışının en büyük adayı ve içinde, Bu bir son değil, ama ciddi bir uyarı olmalı, Tribün yeniden kenetlenmeli. Futbolcular mental olarak toparlanmalı. Yeni teknik yapılanması en kısa sürede yapılmalı ve doğru kişi getirilmeli.

Evet.. Diyarbakır futbolu dün akşam bir sınav verdi. Ancak kimi sınıfta kaldı, kimi ders aldı. Yorumu siz değerli okuyuculara bırakıyorum…

Ve artık herkesin kendine şu soruyu sorması gerekiyor:

Gerçekten Süper Lig’i istiyor muyuz, yoksa sadece konuşuyor muyuz?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şehmus Kızılaslan Arşivi
SON YAZILAR