Emanet, sahip çıkılmak içindir

Konuya girmeden meselenin çok hassas olduğunu, ince, ince dokunmaların çok kişiyi rahatsız edeceğini söyleyeyim, bilinsin, devam edeyim.

Emanete sahip çıkmak mı?

O çoktan tatile çıkmış, döner mi dönmez mi?

Bilmiyoruz.

Devlete, Millete, kente ait değerlerin emanetçisi olacaksınız, trilyonluk bütçeleri idare edeceksiniz, size emanet edilen alanlar icra yoluyla satışa çıkacak, siz de satışı sadece seyredeceksiniz?

Hiç böyle emanetçilik olur mu?

Düşünün; otogar’da valizinizi emanet bürosuna veriyorsunuz, almaya gittiğinizde muhatabınız, ‘valla biri geldi aldı, gitti’ diyor.

Şu an Diyarbakır aynen böyle bir durumda. Bu anlatacağım olayın hikâyesi uzun ve eski. Mesele HDP’li belediye zamanına uzanıyor. Büyükşehir Belediyesi, Kayapınar Belediyesine ait kıymetli bir alanda çağdaş bir organik Pazar yeri yaptı, açtı, hizmete soktu.

Buraya kadar her şey çok güzel de, bazen her şey o kadar da güzel olmuyor. Belediyenin malı halkın malı, seçilse de atansa da görevlendirilenler emanetçi.

Pazarda alışverişler devam ederken, herkes durumundan memnun iken, dışarıdaki durumdan kimsenin haberi yok. Birilerinin Kayapınar’da alacağı doğuyor, ödeme güçlüğü olacak ki, durum icraya kadar intikal ediyor. Arsanın, yani organik pazarın kurulu olduğu alan taşınmazı ile birlikte satılıyor.

Büyükşehir Belediyesinin süreçten bilgisinin olmadığını anlıyoruz. Olsa başka bir alanı değerlendirecek. Ondan daha önemlisi, bu alan HDP’li belediye zamanında meclis kararıyla organik Pazar alanı olarak tescil edilmesine rağmen tapuya şerh düşülmemiş, o nedenle Pazar alanı olarak görünmüyor ve icra marifetine takılıyor.

O dönemin seçilmişleri bunu yapmamış, bu dönemin atanmışları da durumu takip etmemiş, en önemlisi Kayapınar Belediyesi Büyükşehir’e bu konu ile ilgili ihtiyaç duyulan bilgiyi vermemiş.

Kayapınar Belediyesinin konuyu Büyükşehir’e bildirmesinden daha doğal ne olabilir ki. Farz edelim alacak-icra meselesi sonradan devreye girdi, Büyükşehir’i uyarmak gerekmez miydi?

Tedbir alınır, ödemeler yapılır, arsanın satışı gerçekleşmezdi.

Şimdi; o alanın imarı yok, bina yapılamaz. Pazar yıktırılıp yeni bir alana da dönüşmez. Öğrendiğim kadarıyla, tapuda şerh olmadığı için icra yoluyla alanlarda alanın Pazar olduğunu sonradan öğrenmiş, durumun düzeltilmesi ile ilgili diyaloglar başlamış.

Gelinen aşamada, iki tarafın da lehine dönüşecek bir gelişme var gibi.

Hadi hayırlısı.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.