Görünmezlerin Kahkahası
Beyaz Ses Rejimi
Bu düzen, hayatta kalmak isteyenlere önce şunu öğretir: Kendin olma. Sesini değiştir. Görünmez ol.
Çünkü bu çağda iktidarın en makbul yurttaşı, düşünmeyen değil; kendi sesiyle düşünmeyendir.

Rahatsız Ettiğim İçin Özür Dilerim — bir film değil; kapitalizmin deliliğe attığı bir kahkahanın yankısıdır. Boots Riley, modern insanın ruhuna gizlenmiş kölelik kodlarını öyle bir teşhir eder ki, izlerken şu gerçekle yüzleşirsiniz: Bu absürtlük bize yabancı değil. Biz bunu her gün yaşıyoruz.
Film, siyahi telemarketing çalışanı Cassius “Cash” Green’in hikâyesini anlatır. Yoksulluğun içinde debelenen Cash, sisteme girmek için bir kapı aramaz; kendi sesini satar. Bir “mucize” keşfeder: Beyaz ses.
Bu bir aksan değildir.
Bir pazarlama tekniği de değildir.
Bu, kişisel itibarın toplu satış sözleşmesidir.
Cash, kendisi olmaktan vazgeçtiği anda ödüllendirilir. Çünkü sistem, kendisi olanları değil; kendisi olmaktan vazgeçenleri sever.
Filmin en sarsıcı sahnesinde Cash gizli bir odaya alınır. Bir reklam ajansı “görünmez adam” aramaktadır. Tereddütle konuşur:
“Oyunculuk deneyimim yok.”
Sonra ekler:
“Ama kimse beni fark etmedi… görmedi bile.”
Odaya sessizlik çöker. Ardından patronlar sevinçle bağırır:
“İşte aradığımız profil!”
Çünkü görünmez olmak, sistemin gözünde en kıymetli yetenektir. Görünmez olan sömürülür; ama itiraz edemez. Çünkü yok sayılmıştır.
Bu sahne absürt değildir.
Tanıdıktır.
Görünmez işçiler…
Görünmez öğrenciler…
Görünmez emekliler…
Herkes birer Cash’tir.
Tek fark şudur: Bizim “beyaz sesimiz” bazen kredi borcunu ödemek için, bazen işten atılmamak için, bazen de fişlenmemek için çıkar.
Beyaz ses sadece bir ton değil; bir dünya görüşüdür.
Yoksulluğun kokusunu bastıran pahalı bir parfüm, gerçeğin köşelerini yuvarlayan ideolojik bir zımparadır.
Bugün ekranlarda hâlâ aynı steril ton yankılanıyor:
“Ekonomimiz şahlanıyor.”
Evet, şahlanıyor — ama halkın sırtına basarak.
Pazarda peynire yaklaşamayan yurttaş, televizyonda bolluk anlatısı izliyor.
John Steinbeck yıllar önce uyarmıştı:
“Gazetelerde açlıktan ölen insanları göremezsiniz. Açlık, insanların ruhundadır.”
Bugün o ruh da açlıktan göçtü. Yerine tüketici güven endeksi yerleştirildi.
Cash’in beyaz sesle yükselişi, bugün ekranlarda dolaşan “tarafsız gazeteci”, “ekonomist”, “danışman” kimliklerinin hikâyesidir. Onlar da beyaz sesle konuşur:
Steril.
Sponsor dostu.
İktidarla uyumlu.
Her sabah gerçeğin üzerini cilalar, “analiz” diye sunarlar.
Kendi seslerinden vazgeçmiş kiralık gırtlaklardır.
Michel Foucault’nun sözü bugün fazlasıyla günceldir:
“İktidar bilgi üretir; bireyin bilgisini üretir.”
Bugün bilgi, halkı aydınlatmak için değil; halka karanlıkta mutlu olduğunu hatırlatmak için üretiliyor.
En acımasız dolaylı vergi artık sabır vergisi,
en büyük ihracat kalemi ise umut.
İktidar bu yoksulluğu kutsallaştırırken; muhalefet felaketi ölçer, grafikleştirir, sabır analizine dönüştürür.
Bir taraf avutuyor.
Diğer taraf ölçüyor.
Görünmeyen yine görünmez kalıyor.
Filmin finalinde distopya grotesk bir noktaya varır: İnsanlar daha verimli çalışsın diye yarı at, yarı insan yaratıklara dönüştürülür.
Absürt mü?
Her ay bordromuza baktığımızda ismimizin karşısında “insan” değil, maliyet kalemi yazdığını gördüğümüzde yaşadığımız şey bundan farklı mı?
Artık ahırlarda değil; plazalarda, fabrikalarda, çağrı merkezlerinde kişniyoruz.
Tek fark, hâlâ burnumuzla nefes alıyor olmamız — şimdilik.
Görünmez kılınmak, dövülmekten daha acıdır.
Çünkü dövülürken en azından varlığın kabul edilir. Görmezden gelinmek ise tamamen silinmektir.
Ama tarih şunu gösterir:
Bastırılanlar geri döner.
Ve bastırılan hakikat çoğu zaman kahkahayla döner.
Çünkü kahkaha, sistemin anlamlandıramadığı bir sestir.
Bize yıllardır şunu öğrettiler:
“Rahatsız ettiysek özür dileriz.”
Artık o cümleden “özür” kısmını çıkarma zamanı.
Evet, rahatsız ediyoruz.
Çünkü sizin steril uykunuz, bizim uyanık kabusumuzdan besleniyor.
Sessizlik artık nezaket değil, suç ortaklığıdır.
Ve varlığımız yalnızca bir nefes değil;
Bu düzenin suratına atılmış bir kahkahadır.
Çünkü beyaz sesin hüküm sürdüğü her yerde, gerçek ses eninde sonunda kahkahayla geri döner.
Rahatsız Ettiğim İçin Özür Dilerim — (Sorry to Bother) — Boots Riley, 2018
https://www.imdb.com/title/tt5688932/
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.