Hangisi kör

Üç yaşına kadar normal gelişim gösteren çocuğu, kendini ifade edemiyor, gözle temas kuramıyor ve anlam veremediği hareketler yapıyordu.
Götürdüğü doktor çocuğunun Otizmli olduğunu söyleyince,
  • O gün babamı daha çok sevmeye başladım
Deyip anlattı adam:
  • Yıllar boyu; babamın beni kucaklayamayışının, benimle iletişim kuramayışının, bana sevgisini gösteremeyişinin sebebi de buymuş, meğer babam da otizmliymiş.
Şimdi onu daha çok seviyorum.
Yukarıda bir engellinin dehikâyesini paylaşarak, Birleşmiş Milletlerin 1992 yılında “3 Aralık” gününü, Dünya Engelliler Günü olarak kabul ettiğini hatırlatmak isterim.
Bu kabulden dolayı, her 3 Aralık’ta engelliler ile ilgili etkinlikler düzenlenir ve farkındalık yaratılır.
Bu günün kabul edilmesindeki amaç, tüm insanların fiziksel ve zihinsel özelliklerine bakılmaksızıneşit olduğunuvurgulamak ve engellileri toplumda görünür kılarak kabul görmelerini sağlamaktır.
Engelli kimdir bir de buna bakalım?
Engelli; fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlık nedeniyle bazı hareketleri, duyuları veya yaşamsal işlevleri kısıtlanan kişidir.
Bu kişiler engellerine göre:
  • Zihinsel engelliler
  • Ortopedik engelliler
  • Kronik hastalıklı engelliler (Organ kaybı, Akciğer, kalp, kanser, böbrek ve kan hastalıkları gibi.)
  • Görme engelliler
  • Davranışsal bozukluklu engelliler (Otizm)
  • İşitme-konuşma engelliler
Özellikleri ile sınıflandırılırlar.
İstatistiklerden, dünya nüfusunun % 15’inin, Türkiye nüfusunun ise % 12’nin engelli olduğu biliniyor.
Engelliliğin nedenlerine gelince:
  • Hamilelik döneminde; annelerin yaşadığı hastalıklar, ilaç kullanmak, radyasyona maruz kalmaları,
  • Doğum esnasında yaşanan olumsuzluklar,
  • Başta ateşli olmak üzere muhtelif hastalıklar,
  • Çoğunluğu trafik kazaları olmak üzere yaşanan kazalar,
  • Doğal afetler,
  • Kimyasal zehirlenmeler ve savaşlar.
Engelli bireylerin % 75’inin doğumdan sonraki nedenlerden dolayı olduğunu söylemek mümkündür.
Bu sebepten, her insanın potansiyel bir engelli adayı olduğunu belirtmek istiyorum.
Engelliler yaşamlarında iki büyük sorun yaşarlar.
Birincisi erişim sorunudur.
Sağlıkta, eğitimde,İstihdamda, ulaşımda, bilgi edinmede ve sosyal Yaşamda yaşanan erişim engelleri.
İkincisi kabul görülmek sorunudur.
Bu sorunu yaşanmış bir hikâye ile görünür kılmak istiyorum:
Görme engelli gencimiz, zorlu ilk ve orta eğitimden sonra üniversite sınavında hukuk fakültesini kazanır.
Hukuk fakültesini bitirdikten sonra avukat olur, KPSS sınavına girerek güzel bir puan alır ve bir devlet kurumuna avukat olarak atanır.
Görevine katılmak üzere, atandığı devlet kurumunun o ildeki en üst yöneticisine gider.
Yönetici Onu odasına kabul ettiğinde ilk tepkisi;
  • Ama sen körsün!!!
demek olur.
Şimdi kendimize soralım;
Bunca zorluğu geçip devlet kurumuna avukat olarak atanan görme engelli mi kördür?
Yoksa avukatın yaşadığı engelleri aşmasını ve başarılarınıgöremeyen yönetici mi kördür?
Engelliyi kabullenmedeki cehaletimizi gösteren bu olayda, değerlendirmeyi siz sevgili okurlarıma bırakıyorum.
Bir de annelerin yüreği ile engellilere bakacak olursak;
geneldeannelerin en büyük korkusu, çocuklarının kendilerinden önce ölmesidir çünkü evladın kaybı çok acıdır.
Bir engelli annesinin ifadesi ileengelli annelerinin ise en büyük kaygıları çocuklarından önce ölmektir.
Çünküçocuğunun sahipsiz kalacağından endişe eder ve sahipsizlik evlat acısından daha ağırdır.
3 Aralık Dünya Engelliler Gününün önemi ve her birimizin engelli adayı olduğumuzu bilerek;
Engellilerimize sahip çıkalım, onlarla sevgimizi paylaşıp, yaşamımıza ortak edelim.
Tohumların toprağa, engellilerin de sağlıklı her bireye emanet olduğunu unutmayalım.
Saygılar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.