Abdurrahim Kılıç

Abdurrahim Kılıç

Hukuk Fakülteleri ve devam zorunluluğu

Hukuk bir ülkenin temel direğidir.

Bir toplumda hukuk taşları yerinden oynamışsa o toplum artık dikiş tutmaz.

Burada söz ettiğim şey sadece kanunlar değil. Kanun hukukun uygulanması yolunda kararlaştırılmış yazılı kurallardır.

Ki, birçok toplumda bu yazılı kurallara da uyulmuyor. Devletler bile kendi çıkardıkları kanunlara uymayabiliyor.

Kanun ve hukukilik ilişkisi ya da aralarındaki uzlaşımlar akademisyenlerin işi, o konu beni aşar.

Hukuk terazisinin bozulduğu, “kazların kadıları uçtuğu” ya da kanunların hukuktan değil de güçlüden yana yontulduğu toplumların âkibeti tarihsel akışa baktığımızda hep felaket olmuştur.

Tabiki toplumların eğitim ve kültür seviyesi hukukun ve hukukun topluma adaletli yansımasında etkilidir.

Ekonomik gelişmişlik şayet medeni dünyanın gelişmişlik araçlarıyla olmuşsa, yani toprak, maden, hayvancılık gibi alanlar değilse yine hukuk o toplumu ileri taşır.

Hukuk bireye ve topluma güven duygusu verir. Kendini güvende hisseden, baskı ve stresten uzak olanlar sanata, bilime, ekonomiye daha kolay yoğunlaşır.

Hukukiliği sadece yönetici sınıfa veya devlet denen organizmaya ait bir olgu saymayın!

Öncelikle toplumun adaletli bir hukuk inancı olacak. Bizde adaletli bir hukuk beklentisi, istenci var mı, düşünün hele.

Yapılan anketlerde ülke sorunları sıralamasında hukuk ve adalet listeye bile girmiyor!

Demek ki adalet veya hukuk sıkıntımız yok, istencimiz yok, beklentimiz de zaten olamaz.

Sözü hukuk fakültelerine getireyim.

Mesela aklımı hep kurcalar: Hukuk fakültelerinde neden öğrenci devamsızlıkları ciddiye alınmıyor?

“Hukukta devam zorunluluğu yok!” ne kadar iğrenç ve eğitim mantığından uzak bir cümle.

Sadece sınavlara hazırlanan, evde ders kitaplarını okuyup hukuk çalışan biri ne kadar donanımlı bir hukukçu olabilir?

Sınıf ortamını, öğretmenlerin deneyimlerini, fikir tartışmaları ve paylaşımlarını yaşamayan bir öğrenci nasıl hukukçu olur?

Sahi hukuk fakültelerinde devam zorunluluğu yok mu? Varsa neden uygulanmıyor? Sınavdan sınava okul yüzü gören öğrenciler avukat, savcı, hâkim unvanını hak ediyor mu?

Böyle bir eğitim sisteminden geçmiş hukukçular, gerçek ve nitelikli adaleti sağlayabilir mi?

Suç ve Ceza, Savaş ve Barış, Sefiller gibi edebiyat eserlerini okumadan, hukuk icraatlarını tartışmadan, öğretmenlerin deneyimlerinden yararlanmadan nasıl hukukçu olunuyor, anlamak güç!

Hukuk ve adalet sisteminde ilk düğme yanlış iliklenmiş bence.

Öncelikle hukuk fakültelerinin ciddiyete kavuşturulması gerekiyor. Uzaktan kumanda eğitimle uzaktan kumanda hukukçular yetişir!

İtirazınız varsa söyleyin. O zaman tıp fakülteleri, eczacılık fakülteleri, eğitim fakülteleri, mühendislik fakültelerinin öğrencileri de devamsızlık yapsın.

Yanlış olan şey, herkese göre yanlıştır; doğru olan da herkese göre doğru.

Önceki ve Sonraki Yazılar