Ömer Serdar Kaplan

Ömer Serdar Kaplan

Kerbela üzerine düşünceler

Kerbela hadisesi, tarihimizin en acımasız ve trajik hadisesidir.
Barbar ve zalim Yezid'in iktidar hırsına Peygamber(s.) evlatlarını şehit Ederek kurban gündür.
Kerbela her Müminin içinde bir yaradır ve hissedilen bir acıdır.
Kerbela’yı bahane ederek Şii olmayan her Mümine Yezid gözüyle bakmaya kalkışmak asla İslam'la bağdaşır değildir. Bu faciadan mezhep çıkarı devşirmek hayırlı sonuçlar doğurmamıştır ve doğurmayacaktır da.
İmam ı Şafii; "Ehl i Beyti sevmek Şia olmaksa ben de Şiiyim. Çünkü, Ehl i Beyti severim." der.
İslami duruş; Ehli Beyti sevmeyi Yezide karşı çıkmayı ve fakat bunun bir mezhebin dar kalıplarına hapsetmemeyi, bir düşmanlık vesilesi kılmamayı gerektirir.
Bir de ilim ve hikmet açısından çölleşen İslam coğrafyası ayrı bir Kerbela’yı daha yaşamaktadır. Ancak Müslümanların bu Kerbela’ya dair bir düşünceleri, gidermeye dair bir çalışma ve gayretleri de bulunmamaktadır. Acıtıcı bir durumdur. Tarihte ki Kerbela’ya üzülmek kadar yaşanılan Kerbela’ya da üzülmek gerekmez mi?
Tarihte ki Kerbela’yı önleme veya giderme durumu söz konusu olamayacağına göre Güncel yaşanılan Kerbela’ya eğilmek gerekmez mi? Bu Kerbela’yı ve etkilerini gidermek için gayret sarf etmek, etkilerini hikmet ve irfan ile ortadan kaldırmak bir görev ve sorumluluk değil midir?
Tarihte ki Kerbela’ya ağıtlar yakmak, Şia ehli gibi kendini kırbaçlamak/zincirlemek sonra da bir daha ki yıla kadar unutmak bir tatmin aracıdır.
Şia için ise kendi mezhepsel saflarını sıkılaştırma aracı olarak bir düşmanlaştırma sembolü kılınmaya devam edilmektedir.

Oysa tarihte ki Kerbela’yı acısıyla akılda tutmak yanı sıra, ihtilafların Müslümanları getirip bıraktığı gayya kuyusunun kenarından, yaşadıkları güncel Kerbela’dan kurtarmak için yollar aramak, hikmetle irfanla hareket etmek Mümin olmaları kaydıyla hem Ehli Sünnetin hem de Şia ehlini vaz geçilmez görevi ve sorumluluğu değil midir?

Son yüzyılda ihtilaflar ve iktidar hırsları nedeniyle Müslümanlar kaçKerbela yaşadı? Cezayir’den Hama’ya, Halepçe’den Srebrenista’ya, Hocalı’dan Halep’e, Doğu Guta’ya,Arakan’dan Somali’ye ve Filistin’e ve daha bir çok yere yaşanan katliamlar birer Kerbela değil midir?

Eğer değil deniliyorsa; ciddi bir sıkıntı vardır. Çünkü, Kerbela’da zalim Yezidin yaptığı katliam ciddi bir acıdır ancak Müslümanların katledildiği her yerde katiller zalimdir, barbardır ve acımasızdır.

Mezhep fanatizmi ve ulusal çıkar denilen basiret bağlayıcı duruşlar ile hadiselere bakan her bir Mümin’in bakışında ciddi bir sıkıntı vardır.

Yeniden yola koyulmak için; ezberlerimizde, bagajlarımızda biriken bakış açılarını gözden geçirmek, düzeltmek ve kardeşlik ile adaleti esas alan bir hikmet ve irfan ile kuşanmak gerekir ve ötelenmez ertelenmezdir.

Değilse acılar artmaya, bedeller ödenmeye devam etmiş olur maalesef.

Wesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.