Yapmayın Efendiler!..

2011 yılı milletvekilliği genel seçimleri öncesinde, milletvekili adayları seçiminin yapılacağı kapalı spor salonuna,aday adayı arkadaşımla beraber girdik. İkimiz de memuriyetten emekliydik, bizim için orada bulunmak doğaldı, arkadaşım siyasete giriyordu ve ben onun yanındaydım.
Orada doğal olmayan, bir kısım devlet memurlarının, siyasi ortamda, bir partinin destekçisi olarak bulunmalarıydı. Yıllarca devlet memurluğu yapmış biri olarak, bu manzara bana çok garip gelmişti.
2019 yılı Mahalli İdareler Genel seçimlerinde, bir ildeki yüksek bir bürokrat, iktidardaki partinin lehine “Biz bu seçimde buradaki belediyeyi alacağız” sözlerini ifade ettiğinde, tüylerim diken diken olmuştu. Memuriyetten ayrılalı yıllar oldu ama bir memurun ve özellikle yüksek bir bürokratın siyasi faaliyette bulunmasına hala alışamadım.
Çünkü Devlet Memurları Kanununda; memurların herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamayacakları, hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamayacakları ve bu eylemlere katılamayacakları yer alır.
Ayrıca devlet memurları göreve başlarken, “Milletin hizmetinde tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalacaklarına dair namusları ve şerefleri üzerine yemin ederler”.
Bir de ruhani görevleri dolayısı ile “bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak, milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinmesi gereken” din adamlarının, ibadethanelerde, dini sohbetlerde siyasi propaganda yapmalarına hiç mi hiç alışamadım.
Devlet memurunun boğazlarından geçen her lokmada; inşaatta çalışan amelenin, dağdaki çobanın, tarladaki çiftçinin, yeraltındaki madencinin, tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır.
Ayrıca memur olan din adamlarının, kula olduğu gibi Allah’a karşı vazifelerinin olduğunu biz aciz kullar biliriz de kendileri bunun farkında mı?
Yine bir seçim yaklaşırken; yüksek bürokratından en alttaki memuruna, imamından müezzinine memurlarımızınsahaya indiklerini, siyasi partilerin neferleri gibi çalıştıklarını görmek canımı acıtıyor.
Yapmayın efendiler!..
Kişisel menfaatlerinizin yol göstericisi, İradenize esir olup siyasete malzeme olmayın.
Aklınıza danışın
Rüzgârına kapıldığınız siyaset iktidar ise ve baki kalacağını düşünüyorsanız bir daha düşünün derim. Eğer iktidarlar baki olsaydı, peygamberlerin iktidarları baki olur, sekiz milyar insanda farklı inançlarolmazdı.
Vatandaşın memurundan beklentisi, namusu ve şerefi üzerine ettiği yemine bağlı kalması,siyaseten tarafsız kalması vevatandaşa taraf olmasıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.